Değişen İnfaz Yasası Nedeniyle Tahliye Dilekçesi

569

Değişen İnfaz Yasası Nedeniyle Tahliye Dilekçesi İNDİR WORD

……….CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA / ……. SULH CEZA HAKİMLİĞİNE / …….AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA ……..BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA/………YARGITAY CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

 

DOSYA NO              : 

TUTUKLU                  :

MÜDAFİİ / EŞİ        :

KONU                        : 7242 sayı kapsamında yeni şartlı tahliye süreleri öngörüldüğünden, tutukluluk halinin gözden geçirilerek TAHLİYE kararı verilmesi talebi

AÇIKLAMALAR      :

Silahlı Terör örgütü üyeliği/Silahlı Terör Örgütüne Üye olmamakla  Birlikte Örgüte Bilerek Yardım Etme/vs. iddiasıyla ………. Sulh Ceza Hakimliğinin /………..Ceza Mahkemesinin  ……. Tarih ve …..sayılı  kararı uyarınca halen hükmen tutuklu/tutuklu olarak cezaevinde bulunmaktayım.(veyahut eşim/müvekkilim…….  Hükmen tutuklu/tutuklu olarak cezaevinde bulunmaktadır.)

14.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı yasanın 48. maddesi ile süreli hapis cezalarının, şartlı tahliyeye esas infaz süresi genel olarak 1/2 oranına düşürülmüş ve başta örgütlü suçlar olmak üzere katalog olarak belirlenen suçlarda bu süre 2/3 olarak belirlenmiştir. Her ne kadar aynı kanunun 65. Maddesi ile Terörle Mücadele Kanununun 17. Maddesine ek yapılarak TMK  kapsamındaki süreli hapis cezalarının denetimli serbestliğe esas infaz süreleri 3/4  olarak yeni bir düzenleme şeklinde hayata geçirilmiş ise de; mahkumiyet tarihinde mevcut olmayan ve hükümlüler lehine yeni bir infaz düzenlemesi getirmeyen bu maddenin daha önceki mahkumiyet hükümlerine uygulanma kabiliyeti yoktur.

Şöyle ki;

5237 sayılı TCK’nun 7/2-3. Maddesi fıkraları uyarınca, İnfaz rejiminde kural olarak yasal düzenlemelerin derhal uygulanması ilkesi geçerlidir. Ancak erteleme, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar bu kuralın istisnalarıdır ve bu konulara ilişkin kanunlarda lehe olan hüküm uygulanır. Bu bağlamda daha önce yürürlükte bulunmayan ve ancak 14.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı yasanın 65 maddesi ile TMK’nun 17 maddesi ile ihdas edilen infaz düzenlemesi hükümlünün lehine bir durum oluşturmadığından ancak yürürlük tarihinden sonraki olaylara uygulanabilir. Değişiklik öncesinde TMK 17. Maddesi uyarınca bu kanun kapsamındaki suçlar hakkında 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanmaktaydı. Her iki madde kapsamında kalan örgütlü suçlara ve mükerrirlere özgü infaz süreleri TMK kapsamında kalan suçlar için de aynen uygulanmaktaydı. 107 ve 108. Maddelerde yapılan değişiklikler ile bahse konu mükerrirlere ve örgütlü suçlardan mahkum olanlara ilişkin infaz süreleri 2/3 olarak iyileştirilmiştir.

Sonuç olarakTMK’nun 17. maddesine eklenen yeni cümle ile getirilen infaz süresi hükümlü lehine olmadığı için TCK’nun 7. Maddesi uyarınca ancak yürürlük tarihinden sonra uygulanma imkanına sahiptir. Bu bağlamda şahsıma ait infaz ve koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasında esas alınan ve atıf yoluyla TMK’ya da uygulanan 5275 sayılı kanunun 107/4 ve 108 maddesindeki infaz süreleri 2/3 olarak iyileştirildiği için lehe düzenlemeden faydalanmam gerekmektedir. Tutuklulukta geçirdiğim süre ve muhtemel şartlı tahliye tarihi dikkate alındığında tutukluluk halinin infaz süresini dahi aşması muhtemeldir

Tutukluluk esas itibariyle bir tedbir olup, şartlar kesin bir şekilde gerektirmediği sürece adli kontrol tercih edilmelidir. Ayrıca CMK’nun 100/1. Maddesi uyarınca; İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

Bu bağlamda yeni yasal düzenlemelere rağmen telafisi imkansız mağduriyetlere yol açacak tutuklama tedbirinin ölçülü olduğundan bahsedilemez.

Mevzuatımızda tutukluluktan beklenen gayeyi hasıl edecek çeşitli adli kontrol tedbirleri bulunmaktadır. Elektronik kelepçe ve yurtdışı çıkış yasağı dahil uygun görülecek diğer adli kontrol yolları ile tutukluluk halinin sonlandırılması  muhtemel mağduriyetlerin önlenmesi bakımından oldukça mühimdir.

TALEP: Yukarıda izah edilen sebeplerden ötürü tutuklulukta geçirdiğim süre ve muhtemel şartlı tahliye tarihine göre; infaz süresinin aşılması suretiyle mağduriyetlerin meydana gelmesi kuvvetle muhtemel olduğundan tüm bu sebepler göz önüne alınarak bi hakkın veyahut uygun görülecek Adli Kontrol tedbir veya tedbirleri dahilinde TAHLİYEYE,

Karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ediyorum.

 

HÜKÜMLÜ/TUTUKLU

Müdafii/CMK 262 uyarınca EŞİ

 

 

Not; Dilekçenizi, dosyanızın bulunduğu ilgili makama hitaben yazınız.  Eşler vasıtasıyla da bu dilekçeyi verebilirsiniz. Baştan sona okuyup kendinize uyarlamadan imzalamayınız.