Korona Salgını Sebebiyle Hasta ve Hamile Tutuklular için Örnek Tahliye Dilekçesi

258

Korona Salgını Sebebiyle Hasta ve Hamile Tutuklular için Örnek Tahliye Dilekçesi İNDİR WORD

……….CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA / ……. SULH CEZA HAKİMLİĞİNE / …….AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA ……..BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA/………YARGITAY CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

 

DOSYA NO              : 

TUTUKLU                  :

MÜDAFİİ / EŞİ        :

KONU                        : 7242 sayılı yasa kapsamında ağır hasta, gebe ve çocuklu kadınlarla ilgili yeniden düzenlenen CMK’nun 109/4. maddesi uyarınca tutukluluk halinin gözden geçirilerek TAHLİYE kararı verilmesi talebi

AÇIKLAMALAR      :

Silahlı Terör örgütü üyeliği/Silahlı Terör Örgütüne Üye olmamakla  Birlikte Örgüte Bilerek Yardım Etme/vs. iddiasıyla ………. Sulh Ceza Hakimliğinin /………..Ceza Mahkemesinin  ……. Tarih ve …..sayılı  kararı uyarınca halen hükmen tutuklu/tutuklu olarak cezaevinde bulunmaktayım.(veyahut eşim/müvekkilim…….  Hükmen tutuklu/tutuklu olarak cezaevinde bulunmaktadır.)

…….tarihinde doğum yapmış olup halen anne bakımına muhtaç küçük çocuğum ….. ile birlikte cezaevinde bulunmaktayım

            Ekli raporlardan da anlaşılacağı üzere ….. aylık gebe bulunmaktayım

…… hastalığım sebebiyle günlük rutin ihtiyaçlarımı karşılayabilecek durumda değilim. Bu nedenle en basit ihtiyaçlarımı dahi koğuş arkadaşlarımın yardımıyla yerine getirebilmekteyim.

Çin’de ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan Covid19 virüsü Mart ayı itibariyle ülkemizde de görülmüş olup hızla yayılmaktadır. Bulaşıcı özelliği diğer virüslere kıyasla çok daha kuvvetli olan virüs sebebiyle tüm dünyada ve ülkemizde olağanüstü önlemler alınmaktadır. Hastalık hakkındaki bilimsel gerçeklikler ve Dünya çapında alınan önlemler dikkate alındığında, cezaevlerinde bulunan tutuklu-hükümlü ve cezaevi personelinin ciddi risk altında olduğu izahtan varestedir. Cezaevi kuralları gereğince uzmanların ısrarla tavsiye ettiği hijyen ve dezenfektasyon önlemlerinin alınması mümkün olmamaktadır. Bütün bunlara ek olarak mevcut hastalığım/gebeliğim/küçük çocuğumla birlikte gerekli sosyal mesafe ve dezenfektasyon önlemleri olmaksızın cezaevinde bulunmam daha büyük risk oluşturmaktadır.

Anayasamızın Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı başlıklı 17. Maddesi uyarınca; Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.

13/04/2020 tarihi itibariyle Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 5 açık cezaevinde 17 mahkumda korona virüs tespit edildiğini ve açık cezaevlerindeki 3 mahkumun virüs nedeniyle hayatını kaybettiğini açıklamış bulunmaktadır. Bu haliyle muhtemel bir tehdit olmaktan çıkan ve cezaevlerinde bulunanların yaşamı için açık tehdit oluşturan salgınla ilgili önlem alma zorunluluğu bulunmaktadır. Kaldı ki gebe ve çocuklu kadınlar ile hasta kişilerin özel korunma ve bakıma muhtaç oldukları göz önüne alındığında mevcut tehlikenin büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır. Bu riskleri taşıyan kişilerin cezaevinde tutulmaları Anayasanın 17. maddesini ihlal edecek niteliktedir.

Anayasa Mahkemesinin 20.01.2014 tarih ve 2014/648 başvuru numaralı kararında başvurucunun mevcut hastalığının cezaevi şartlarında bulunması halinde hayatı için risk teşkil edip etmediği hususunda derhal rapor aldırmıştır. Gelen raporlar doğrultusunda karar tesis eden Anayasa Mahkemesi, 20/02/2014 tarihi itibariyle 23 yıl hapis cezası almış olmasına rağmen  başvurucunun  tedbiren tahliyesine karar vermiştir.

Tüm bunların yanı sıra 14.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı yasanın 15. maddesi  ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin mülga dördüncü fıkrası yeniden düzenlenmiştir. Buna göre : “Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 5275 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.”

Mevzuatımızda tutukluluktan beklenen gayeyi hasıl edecek çeşitli adli kontrol tedbirleri bulunmaktadır. Elektronik kelepçe ve yurtdışı çıkış yasağı dahil uygun görülecek diğer adli kontrol yolları ile tutukluluk halinin sonlandırılması, yaşam hakkının korunması bakımından oldukça mühimdir.

TALEP:

7242 sayılı yasa ile getirilen yeni düzenleme ve bağlamında;

ekte sunduğum raporlar doğrultusunda gebe olmam/ …. tarihinde doğum yapmış olmam ve güncel vakalarla tehlike durumu açık olan virüs salgınının bebeğim ve benim için ciddi risk oluşturması nedeniyle

..… tarihli raporlardan anlaşılacağı üzere cezaevi koşullarında kendi başıma hayatımı idame ettirebilme olanağına sahip olmadığım, buna ek olarak cezaevlerine de sirayet etmiş bulunan bahse konu salgın hastalığın yaşam hakkımı etkileyecek boyutta bulunduğu anlaşılacağından bu hususlarında dikkate alınarak bi hakkın veyahut uygun görülecek Adli Kontrol tedbir veya tedbirleri dahilinde TAHLİYEYE,

Karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ediyorum.

 

HÜKÜMLÜ/TUTUKLU

Müdafii/CMK 262 uyarınca EŞİ

 

 

Not; Dilekçenizi, dosyanızın bulunduğu ilgili makama hitaben yazınız.  Eşler vasıtasıyla da bu dilekçeyi verebilirsiniz. Baştan sona okuyup kendinize uyarlamadan imzalamayınız.

***Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir. Bu sebeple Hatalık ve Gebelik/Doğum sebebiyle tahliye taleplerinde bu husus dikkate alınarak hükmü veren mahkemeden talepte bulunulabilinir.