Müddetnameye İtiraz Dilekçesi

4502

TERÖR SUÇLARININ İNFAZI AŞAMASINDA

MÜDDETNAME  HESABI VE ŞARTLI TAHLİYE SÜRESİNİN HESAPLANMASINDA

GÖZ ÖNÜNE ALINACAK HUSUSLAR ve HATALI HESAPLANAN

MÜDDETNAMEYE İTİRAZ DİLEKÇESİ

 

Müddetnameye itiraz dilekçesi

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesine göre süreli hapis cezasına mahkum olanlar mahkum oldukları cezanın 2/3 ünü iyi halli olarak getçirdikleri takdirde şartlı tahliye hükümlerinden faydalanabileceklerdir. Bu süre Terör suçlarında 3/4 olarak uygulanmaktadır. Normal suçlarda şartlı tahliye için  aranan 2/3 lük infaz oranı, 1 Temmuz 2016 öncesinde işlenen suçlar bakımından 671 sayılı k.h.k. ile 1/2 olarak iyileştirilmiştir. Yine 1 Temmuz 2016 öncesinde işlenen suçlar bakımından,

5275 sayılı Kanun’un 105/A ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 77 ve 78. maddelerine göre; açık kurumda bulunan iyi halli hükümlülerin, koşullu salıverilme tarihinden 1 yıl önce denetimli serbestlikten faydalanılabileceği yönündeki düzenleme 2 yıl olarak değiştirilmiştir. Ancak terör suçları kasten öldürme ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen vb. suçlar her iki iyilestirme kapsamı dışında bırakılmıştır.

Burada asıl önemli nokta terör örgütüne yardımdan ötürü verilecek cezalarda infaz suresinin ne şekilde hesaplanacağı, bu suçlardan mahkum olanların 671 sayılı KHK uyarınca öngörülen iyileştirmelerden faydalanıp faydalanamayacağı hususudur.

Yargıtay’ın istikrarlı kararlarında, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan ve örgüt mensubu olmayan sanık hakkında örgüte yardım suçundan verilen hükümde TCK’nm 58/9. maddesinin uygulanamayacağı belirtilmiştir. (16.CD-2017/565-3732, 2015/8757-2016/2946. 6.CD-2017/2419-3 897, 2016/4449-5668)

Örgüte yardım suçunda, TCK 58/9 yani örgüt üyeleri icin öngörülen tekerrür hükümleri uygulanamaz. Dolayısıyla örgüt üyesi olunmadığı için  5275 sayılı  kanunun 107 maddesi kapsamında  örgüt faaliyeti kapsamında  bir suç da söz konusu olmadığından  örgüte yardımdan ötürü  alınan  cezanın  infaz edilmesi gereken süre  3/4  olarak  hesaplanmayacaktır. Bu bağlamda TCK nın 6/1-j maddesi kapsamına girmeyen örgüte yardım (TCK 220/7) suçundan verilen cezada iyi halli hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanabilmesi için cezasının 2/3’ünü infaz etmesi yeterlidir. Aynı husus örgüt propagandasından mahkumiyet halinde de geçerlidir.

Örgüte yardım suçunda, suç tarihi özellikle Bankasya ya para yatırma eyleminde olduğu gibi 1 Temmuz 2016 tarihinden önce gerçekleştiği için 5275 sayılı kanunun 671 sayılı k.h.k. ile iyileştirilmiş hallerinden faydalanabilmelidirler. Uygulamada bu hususlar göz ardı edilse dahi yukarıda zikredilen çeşitli yargıtay kararları ve mevzuattaki değişiklikler göz önüne alındığında Cumhuriyet başsavcılıklarınca düzenlenen müddetnamelere itiraz edilerek yargı mercilerinden yeniden süre hesaplanması talep edilmelidir.

Müddetname, cezaları infaz edecek Cumhuriyet Başsavcılıklarınca düzenlenen hükümlünün hangi tarihte cezaevine girdiği, ne kadar süreyle cezaevinde kalınacağı ve ne zaman şartlı tahliye olunup ne zaman bihakkın tahliye olunacağını gösteren evraktır.  Müddetnamenin yanlış hesaplandığı veya baska bir bilgi itibariyle hatalı olduğu düşünülüyorsa, ya kararı veren Ceza Mahkemesine veyahut infazın yapıldığı yerde, kararı veren mahkemenin muadili olan Ceza Mahkemesine hitaben yazilacak bir dilekce ile müddetname hakkında itirazda bulunulabilir. Dilekçenin formatı çok önemli değildir. Hangi tarihli müddetnameye itiraz edildiği ve müddetnameye konu olan mahkeme kararının hangisi olduğu dilekcede açıkça belirtilmek suretiyle, yanlış olduğu değerlendirilen süre hesaplamasının ne şekilde olması gerektiği veyahut müddetnamede hangi hususun yanlış oldu belirtilerek basit bir dilekçe yazmak yeterlidir.

Burada dikkat edilmesi gereken, müddetnameye itiraz başvurularına bakma görevi İnfaz Hakimliklerinin görevi değildir. Müddetnameye (Süre Belgesine) itiraz İnfaz Hakimliğine yapılamaz. 4675 Sayılı İnfaz Hakimliği Kanuna göre İnfaz Hakimliğinin böyle bir görevi yoktur. Müddetnameye (Süre Belgesine) itiraz, karar mahkemesine veya infazın yapıldığı yerdeki muadil mahkemesine yapılabilir. (Yargıtay 10. C.D 12.03.2007 tarih, 2007/3622 E. ve 2007/2776 K. Sayılı kararı uyarınca )