<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ByLock arşivleri - SavunmaHakki</title>
	<atom:link href="https://www.savunmahakki.net/tag/bylock/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.savunmahakki.net/tag/bylock/</link>
	<description>Hakkını Arama Platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Jul 2025 13:16:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.1</generator>

<image>
	<url>https://www.savunmahakki.net/wp-content/uploads/cropped-logo_kare-32x32.png</url>
	<title>ByLock arşivleri - SavunmaHakki</title>
	<link>https://www.savunmahakki.net/tag/bylock/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden Türkiye’ye Bir Kritik Karar: ByLock Kullanımı Üzerinden Haksız Terör Suçlamaları</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/avrupa-insan-haklari-mahkemesinden-turkiyeye-bir-kritik-karar-bylock-kullanimi-uzerinden-haksiz-teror-suclamalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 08:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AİHM Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlar]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçınkaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=3605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’de sözde FETÖ/PDY üyeliği iddiasıyla ByLock uygulamasını kullandıkları gerekçesiyle yargılanan çok sayıda başvuru sahibi hakkında verdiği kararda, daha önce Yüksel Yalçınkaya davasında tespit edilen ihlallerin devam ettiğini ve bu yaklaşımın temel insan hakları prensipleriyle bağdaşmadığını hükme bağladı. Demirhan&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/avrupa-insan-haklari-mahkemesinden-turkiyeye-bir-kritik-karar-bylock-kullanimi-uzerinden-haksiz-teror-suclamalari/">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden Türkiye’ye Bir Kritik Karar: ByLock Kullanımı Üzerinden Haksız Terör Suçlamaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="243" data-end="759">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’de sözde FETÖ/PDY üyeliği iddiasıyla ByLock uygulamasını kullandıkları gerekçesiyle yargılanan çok sayıda başvuru sahibi hakkında verdiği kararda, daha önce Yüksel Yalçınkaya davasında tespit edilen ihlallerin devam ettiğini ve bu yaklaşımın temel insan hakları prensipleriyle bağdaşmadığını hükme bağladı. Demirhan ve diğerleri v. Türkiye kararı ile Mahkeme, Türkiye’de ByLock kullanımının bir terör örgütü üyeliğinin kesin kanıtı olarak kabul edilmesini hukuk devleti ilkesine ve adil yargılanma hakkına aykırı buldu.</p>
<p data-start="761" data-end="1304">Kararda öne çıkan en önemli tespitlerden biri, Türkiye’de yerel mahkemelerin ByLock kullanımı tespit edilen kişileri, ByLock’un içeriği, mesajların kimlere gönderildiği veya diğer delillere bakılmaksızın doğrudan silahlı terör örgütü üyesi saydığı yönündeki genel ve standart uygulaması oldu. AİHM, bu yaklaşımın Ceza Kanunu’nun ilgili maddesinde aranan “örgüt üyeliği” suçunun unsurlarını aşırı ve soyut biçimde yorumladığını, böylece hukukta suç ve cezanın önceden belirlenmiş olması gerekliliği ilkesine (Madde 7) aykırı olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="1306" data-end="1842">Mahkeme, ByLock delillerinin değerlendirilmesi sürecinde yargılamaların adil usul garantilerini sağlamadığını, sanıkların ByLock kullanımının doğruluğunu veya içeriğini etkin biçimde sorgulamalarına izin verilmediğini, mahkemelerin ise kararlarda bu kritik hususlara yeterli gerekçe getirmediğini ifade etti. Yani, savunma hakkı ciddi şekilde kısıtlanmış ve yargılama adil olmaktan uzaklaşmıştır. Bu bulgular, daha önce aynı konuyla ilgili Yüksel Yalçınkaya kararında da ortaya konmuş, ancak benzer yüzlerce başvuru henüz çözülmemiştir.</p>
<p data-start="1844" data-end="2155">AİHM, bu durumun Türkiye açısından sistematik bir sorun olduğunu, bu yüzden sadece birkaç somut davaya özel bir değerlendirme yapmak yerine geniş çaplı bir hukuki sorun olarak gördüğünü açıkladı. Nitekim, mahkeme 5.000’den fazla benzer başvuru olduğunu ve binlercesinin hala mahkeme önünde beklediğini belirtti.</p>
<p data-start="2157" data-end="2566">Türkiye’nin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin yarattığı olağanüstü koşullar göz önüne alındığında AİHM, devletin güvenliğini sağlama ihtiyacını kabul etmekle birlikte, bu durumun temel adil yargılanma standartlarının ihlal edilmesini meşrulaştırmadığını da net bir şekilde ortaya koydu. Yani, devletin zorluklarla karşılaştığı kriz dönemlerinde dahi hukukun üstünlüğü ve birey hakları korunmak zorundadır.</p>
<p data-start="2568" data-end="3025">Ayrıca mahkeme, ByLock verilerinin, kullanıcıların iletişim içeriklerinin şifrelenmiş veya deşifre edilmiş olması fark etmeksizin, tek başına örgüt üyeliği için kesin kanıt olarak kabul edilmesinin yanlış olduğunu belirtti. Mahkemeler, ByLock içeriğinin veya iletişim ağının kapsamlı değerlendirmesini yapmadan, sadece uygulamanın kullanılması üzerinden kesin yargıya varmışlardır. Bu da adil yargılanma hakkının ve suçta kanunilik ilkesinin açık ihlalidir.</p>
<p data-start="3027" data-end="3355">Kararın sonuç bölümünde, AİHM Türkiye mahkemelerinin bu genel ve otomatik yaklaşımından dönmesi gerektiğini, ByLock kullandığı iddia edilen kişilerin suçlu olduklarına dair somut ve çeşitli kanıtların bulunması gerektiğini vurguladı. Bu karar ayrıca, bu alanda ileride açılacak davalarda da temel ölçüt olarak kabul edilecektir.</p>
<p data-start="3357" data-end="3626">Mahkeme, başvuru sahiplerinin yaşadığı maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi konusunda ise, esas olarak yargılamaların yeniden yapılmasının en uygun çözüm olduğunu belirtti. Mali tazmin talepleri ise bu tür sistematik ihlal davalarında genellikle reddedilmektedir.</p>
<p data-start="4031" data-end="4448">Yüksel Yalçınkaya davası ve bu karar, Türkiye’de 15 Temmuz sonrası hukuki süreçlerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin AİHM’nin kapsamlı ve tutarlı içtihatlarını oluşturmuştur. Bu kararlar, yalnızca bireysel başvurular için değil, aynı zamanda sistematik hukuki reformların gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Mahkemenin bu tür başvuruları toplu biçimde incelemesi, ihlallerin yaygın ve kalıcı olduğunu göstermektedir.</p>
<p data-start="4450" data-end="4662">Türkiye’nin yerel mahkemeleri bu kararlar ışığında ByLock ve benzeri delilleri değerlendirirken daha titiz ve somut kanıt arayışına yönelmek zorundadır. Aksi halde, yeni ihlal başvuruları artmaya devam edecektir.</p>
<p data-start="4664" data-end="5007">Sonuç olarak, AİHM bu kararıyla sadece başvuru sahiplerinin haklarını korumakla kalmamış, aynı zamanda Türkiye’de hukuk devletinin temel ilkelerinin ve bireysel özgürlüklerin güvence altına alınması gerekliliğini güçlü biçimde ortaya koymuştur. Bu karar, uluslararası insan hakları hukukunda önemli bir referans noktası olmaya devam edecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p data-start="2710" data-end="3094">AİHM bu kararı 2023 Aralık ayında komünike etmiş olduğu ilk bin başvuru içerisinde yer alan 239 kişinin sonucuna ilişkin. AİHM, daha önce ByLock delilinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığını ve somut delillerin şart olduğunu belirtmişti fakat Demirhan davasında başvuru sayısının çokluğu ve kapsamlı soruşturma süreci sebebiyle, sorun sadece bireysel değil yapısal bir sorun olarak değerlendirildi. Bu kararla Türkiye, sadece bireysel davalarda değil, genel olarak terörle mücadele ve yargılama sisteminde uluslararası standartlara uyum sağlamak adına önemli bir reform ihtiyacıyla karşı karşıya kalmıştır. Madde 7 ihlalinin giderilmesi yeniden yargılama sonucu ancak beraatle mümkündür. Tüm mağdurların yeniden yargılamada beraat ettirilmeleri gerekmektedir. Beraat kararlarıyla birlikte iç hukukta tazminat mekanizması işletilecektir. Umarız bir an önce Bylock bahanesi ile zulmedilen insanlar için hukuka dönüş süreci başlar ve yeniden yargılamalar hukuka uygun şekilde gerçekleşir.</p>
<p data-start="2710" data-end="3094">Tam karar metni için <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22sort%22:[%22kpdate%20Descending%22],%22display%22:[2],%22languageisocode%22:[%22ENG%22],%22respondent%22:[%22TUR%22],%22itemid%22:[%22001-244217%22]}" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız</a>.</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/avrupa-insan-haklari-mahkemesinden-turkiyeye-bir-kritik-karar-bylock-kullanimi-uzerinden-haksiz-teror-suclamalari/">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden Türkiye’ye Bir Kritik Karar: ByLock Kullanımı Üzerinden Haksız Terör Suçlamaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüzemen ve Diğerleri / Türkiye</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/tuzemen-ve-digerleri-turkiye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 08:19:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AİHM Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlar]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[AYM]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=3595</guid>

					<description><![CDATA[<p>8 Temmuz 2025 günü AİHM tarafından açıklanan bu karar, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Türkiye&#8217;de çeşitli tarihlerde gözaltına alınan ve tutuklanan 117 başvurucunun, makul şüphe olmaksızın özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları iddialarına ilişkindir. Başvurucular, sözde &#8220;FETÖ/PDY üyeliği&#8221; şüphesiyle önce gözaltına alınmış, ardından uzun&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/tuzemen-ve-digerleri-turkiye/">Tüzemen ve Diğerleri / Türkiye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="158" data-end="516">8 Temmuz 2025 günü AİHM tarafından açıklanan bu karar, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Türkiye&#8217;de çeşitli tarihlerde gözaltına alınan ve tutuklanan 117 başvurucunun, <strong data-start="286" data-end="351">makul şüphe olmaksızın özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları</strong> iddialarına ilişkindir. Başvurucular, sözde &#8220;FETÖ/PDY üyeliği&#8221; şüphesiyle <strong data-start="420" data-end="446">önce gözaltına alınmış</strong>, ardından <strong data-start="457" data-end="492">uzun süreli tutuklu yargılanmış</strong> veya mahkûm edilmiştir. AİHM, bu kişilerin ilk tutuklama kararlarında, <strong data-start="565" data-end="595">makul şüphenin bulunmadığı</strong> ve iç hukuk yollarının da etkisiz olduğu gerekçesiyle <strong data-start="650" data-end="734">Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 5. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine</strong> hükmetmiştir.</p>
<p>Başvurucuların tutuklanmasına neden olan gerekçeler ,ByLock kullanımı, Bank Asya’da hesap, 1 dolarlık banknot taşıma, sosyal medya paylaşımları gibi , <strong data-start="380" data-end="436">tek başına suç şüphesi oluşturacak nitelikte değildi</strong>. AİHM’e göre bu deliller <strong data-start="462" data-end="503">soyut, genelleştirilmiş ve yetersiz delillerdir.</strong></p>
<p>Başvurucuların Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvurular, <strong data-start="829" data-end="870">gerekçesiz ve özet biçimde reddedildi</strong>. Bu da tutukluluğun hukuki denetimini etkisiz kıldı. Ayrıca pek çok başvurucu, uzun süre boyunca <strong data-start="1005" data-end="1033">yeterli kanıt sunulmadan</strong> tutuklu kaldı. Mahkeme, bu durumun <strong data-start="1069" data-end="1115">özgürlük ve güvenlik hakkının (AİHS m.5/1)</strong> ihlali olduğuna karar verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p data-start="856" data-end="939">AİHM, başvurucuların tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen delillerin örneğin:</p>
<ul data-start="941" data-end="1207">
<li data-start="941" data-end="962">
<p data-start="943" data-end="962">ByLock kullanımı,</p>
</li>
<li data-start="963" data-end="986">
<p data-start="965" data-end="986">Bank Asya&#8217;da hesap,</p>
</li>
<li data-start="987" data-end="1045">
<p data-start="989" data-end="1045">FETÖ&#8217;ye yakın yayınlar veya sosyal medya paylaşımları,</p>
</li>
<li data-start="1046" data-end="1072">
<p data-start="1048" data-end="1072">1 dolarlık banknotlar,</p>
</li>
<li data-start="1073" data-end="1113">
<p data-start="1075" data-end="1113">Tanık ifadeleri (belirsiz içerikli),</p>
</li>
<li data-start="1114" data-end="1156">
<p data-start="1116" data-end="1156">Çocuklarını FETÖ okullarına göndermek,</p>
</li>
<li data-start="1157" data-end="1207">
<p data-start="1159" data-end="1207">FETÖ’yle ilişkilendirilen kurumlarda çalışmak,</p>
</li>
</ul>
<p data-start="1209" data-end="1451">gibi unsurların <strong data-start="1225" data-end="1283">tek başına veya birlikte makul şüphe oluşturmayacağına</strong> karar verdi. Bu unsurların, <strong data-start="1312" data-end="1377">mevcut yasal sistemde meşru kabul edilen faaliyetler olduğunu</strong>, dolayısıyla bir örgüt üyeliği suçlamasını destekleyemeyeceğini belirtti.</p>
<p data-start="1496" data-end="1617"><strong data-start="1496" data-end="1549">Sonuç olarak tutuklama kararlarının gerekçeleri soyut ve genel</strong> tutulmuş, somut ve bireyselleştirilmiş değerlendirmeler yapılmamış. Mahkemeler, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesindeki kalıp ifadelere dayanarak karar vermiş, &#8220;delil durumu&#8221; denilse de <strong data-start="1743" data-end="1790">somut delillerin neler olduğu belirtilmemiş</strong>. Devletin sunduğu ek bilgiler veya belgeler de makul şüpheyi kanıtlamaya yetmemiştir. Ayrıca mahkemeler, <strong data-start="1893" data-end="1990">delillerin yeterliliğini bireysel olarak değerlendirme yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. </strong></p>
<p data-start="1496" data-end="1617">Darbe sonrası olağanüstü hâl koşulları gözetilmiş olsa da, <strong data-start="2052" data-end="2115">yine de tutuklama kararlarının Sözleşme’ye uygunluğu aranır</strong>.</p>
<p data-start="2159" data-end="2376">Tüm bunlarla birlikte AİHM, başvurucuların çoğuna <strong data-start="2187" data-end="2217">5.000 Euro manevi tazminat</strong> ödenmesine hükmetti. Bazı başvurucuların talepleri süresinde yapılmadığı veya yetersiz olduğu için reddedildi. Ayrıca maddi tazminat talepleri kabul edilmedi.</p>
<h4 data-start="2412" data-end="2462"></h4>
<p data-start="2464" data-end="2671">Bu karar, Baş v. Türkiye, Akgün v. Türkiye, Taner Kılıç v. Türkiye ve Turan ve Diğerleri v. Türkiye gibi daha önceki kararlarla aynı çizgide yer alır. AİHM, bu kararlarında da benzer şekilde ByLock kullanımı, Bank Asya hesabı gibi unsurların tek başına suç isnadı için yeterli olmayacağını, devletin sunduğu delillerin örgüt üyeliğini kanıtlamadığını ve tutuklama kararlarının gerekçesiz ve otomatik şekilde verildiğini ifade etmiştir.</p>
<p data-start="3002" data-end="3284">Bu karar, <strong data-start="3012" data-end="3159">keyfi ve genel-geçer gerekçelerle verilen tutuklama kararlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu bir kez daha teyit etmiştir</strong>. Türkiye’de özellikle OHAL dönemi sonrası tutuklamalara ilişkin ciddi yapısal sorunlar olduğu yönünde açık bir yargılamadır.</p>
<p data-start="3343" data-end="3511">Başvurucuların <strong data-start="3358" data-end="3441">Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuruların da özet şekilde reddedildiği</strong>, dolayısıyla iç hukuk yollarının da etkisiz kaldığı vurgulanmaktadır.</p>
<div class="_tableContainer_80l1q_1">
<div class="_tableWrapper_80l1q_14 group flex w-fit flex-col-reverse" tabindex="-1"></div>
</div>
<p data-start="4154" data-end="4324">Bu kararlarla birlikte,  AİHM’nin önceki ihlal kararları doğrultusunda kararlar almaya devam edeceği görülmüş ve Türkiye’deki FETÖ bağlantılı tutuklamalara dair <strong data-start="4268" data-end="4307">istikrarlı ve eleştirel yaklaşımını</strong> güçlendirmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tam karar metni için <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243975&quot;]}" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/tuzemen-ve-digerleri-turkiye/">Tüzemen ve Diğerleri / Türkiye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM TARAFINDAN YENİ DUYURULAN 3 KARAR (Özdemir v. Türkiye &#8211; Kacır ve Diğerleri v. Türkiye &#8211; Altun ve Diğerleri v. Türkiye)</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/aihm-tarafindan-yeni-duyurulan-3-karar-ozdemir-v-turkiye-kacir-ve-digerleri-v-turkiye-altun-ve-digerleri-v-turkiye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 10:58:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AİHM Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlar]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<category><![CDATA[Cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Mensupları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=3590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altun ve Diğerleri v. Türkiye 23 başvurucu (hakim ve savcılar), 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından, FETÖ/PDY üyesi oldukları şüphesiyle görevden alınmış, gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Tutuklamaların gerekçesi olarak başlıca HSYK’nın görevden alma kararı, ByLock uygulamasını kullandıkları iddiası, tanık beyanları ve üçüncü&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/aihm-tarafindan-yeni-duyurulan-3-karar-ozdemir-v-turkiye-kacir-ve-digerleri-v-turkiye-altun-ve-digerleri-v-turkiye/">AİHM TARAFINDAN YENİ DUYURULAN 3 KARAR (Özdemir v. Türkiye &#8211; Kacır ve Diğerleri v. Türkiye &#8211; Altun ve Diğerleri v. Türkiye)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Altun ve Diğerleri v. Türkiye</strong></p>
<p>23 başvurucu (hakim ve savcılar), 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından, FETÖ/PDY üyesi oldukları şüphesiyle görevden alınmış, gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Tutuklamaların gerekçesi olarak başlıca HSYK’nın görevden alma kararı, ByLock uygulamasını kullandıkları iddiası, tanık beyanları ve üçüncü kişilere ait ByLock yazışmaları ileri sürülmüştür.</p>
<p>Başvurucular, bu tutuklamaların hukuka aykırı olduğunu, somut ve makul şüphe bulunmadığını belirterek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesi (özgürlük ve güvenlik hakkı) ve 8. maddesi (özel hayatın gizliliği) uyarınca başvuru yapmışlardır.</p>
<p>Mahkeme, daha önce benzer itirazları reddettiği kararlarına (örneğin, <em>Baş</em> ve <em>Turan ve Diğerleri</em> kararları) atıfla, Türk Hükümeti’nin usule ilişkin itirazlarını reddetmiş ve başvuruları kabul edilebilir bulmuştur.</p>
<p>Mahkeme şu tespitlerde bulunmuştur:</p>
<ul>
<li>Sulh ceza hakimlikleri, başvurucuların tutuklanmasına ilişkin kararlarda yalnızca genel yasa hükümlerine ve dosyadaki delillere atıf yapmış; somut ve kişiye özel gerekçe sunmamıştır.</li>
<li>ByLock kullanımı, görevden alma kararı, başkalarının mesajları veya soyut tanık ifadeleri, makul şüphe oluşturmak için yeterli değildir.</li>
<li>Bu unsurlar “örgütsel bağlantı” açısından sadece dolaylı unsurlardır ve bağımsız, somut delillerle desteklenmedikçe şüphe yaratmaya yeterli kabul edilemez.</li>
</ul>
<p>Mahkeme, şu kararları vermiştir:</p>
<ul>
<li>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinin 1. fıkrası ihlal edilmiştir.</li>
<li>Diğer şikayetleri (Madde 5/3-4 ve Madde 8 kapsamındaki) incelemeye gerek görmemiştir.</li>
<li>Başvurucuların maddi tazminat taleplerini reddetmiştir.</li>
<li>Her bir başvurucuya (bir başvurucu hariç), 5.000 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.</li>
</ul>
<p>Bu karar, Türk yargı mensuplarının tutuklanmasına ilişkin önceki AİHM içtihatlarıyla uyumlu bir değerlendirme sunmaktadır. Mahkeme bir kez daha ByLock kullanımı ve görevden alma kararlarının tek başına makul şüphe oluşturamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca, olağanüstü hâl koşullarında dahi hukuka uygunluk denetiminin devam etmesi gerektiğini belirtmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kacır ve Diğerleri v. Türkiye</strong></p>
<p>37 başvurucunun yer aldığı bu toplu dava, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutuklanan kişilerin kötü cezaevi koşulları nedeniyle yaptığı başvurulara dayandı.</p>
<p>Başvurucular, terör suçlamalarıyla tutuklandıkları dönemde, özellikle cezaevlerindeki aşırı kalabalık, yerde yatmak zorunda kalma, yetersiz hijyen, havalandırma eksikliği ve hafta sonu çocuk ziyaretlerinin engellenmesi gibi gerekçelerle AİHM’ye başvurdu. Mahkeme, özellikle kişi başına düşen 3 metrekareden az alanın ciddi hak ihlali olduğunu vurguladı.</p>
<p>Sonuç olarak 35 kişi açısından, cezaevi koşulları insanlık dışı ve aşağılayıcı bulundu. Özellikle kişi başına düşen alan 3 m²’nin altında kaldığında bu durum doğrudan bir ihlal sayıldı, 2 kişi (Abdulvaris Altun ve Turgut Ergitürk) için ise kişi başına alan 3-4 m² arasında olduğu için ihlal oluşmadığına karar verildi, AİHM, Türkiye&#8217;nin 3. maddeyi (işkence yasağı) ihlal ettiğini tescilledi ve Mahkeme ayrıca bazı başvurucuların özel hayata ilişkin şikâyetlerini (8. madde) de değerlendirdi ancak bu konuda çoğunlukla ihlal bulmadı.</p>
<p>Bu karar, özellikle 2023’teki İlerde ve Diğerleri v. Türkiye davası ile benzerlik gösteriyor. O davada da AİHM, cezaevlerindeki fiziki koşulları ve sosyal faaliyetlere katılımın engellenmesini değerlendirmişti. Ancak Kacır davası, çok sayıda başvurucunun aynı çatı altında değerlendirilmesi açısından daha geniş çaplı ve dikkat çekici oldu.</p>
<p>Yine 2022’deki Nuh Uzun ve Diğerleri kararında da, elektronik yazışmaların UYAP sisteminde kayda alınması eleştirilmişti. Fatih Ensaroğlu isimli başvurucu, bu uygulamanın özel hayatın ihlali olduğunu iddia etti; AİHM bu konuda açık bir ihlal tespiti yapmasa da, mahremiyetin korunması bağlamında kayda değer bir tartışma zemini oluştu.</p>
<p>Bu karar, Türkiye’nin cezaevi sistemine dair sistematik bir sorunun uluslararası düzeyde mahkûmiyetle tescillenmesi anlamına geliyor. AİHM’in kişi başına düşen alan kriterini net şekilde uyguladığı ve Türkiye’de cezaevlerinin bu standardın altında kaldığını tespit ettiği bir örnek daha oluştu.</p>
<p>Sonuç olarak, <em>Kacır ve Diğerleri</em> davası, 15 Temmuz sonrası tutuklamalar ve cezaevi uygulamaları konusunda Türkiye’ye dair uluslararası yargı mercilerinin verdiği en net uyarılardan biri olarak kayda geçti. Türkiye&#8217;nin, bu karar doğrultusunda cezaevi koşullarını iyileştirmesi ve insan hakları standartlarını gözetmesi bekleniyor. İhlal kararı verilen maddelere kısaca göz atarsak;</p>
<ol>
<li>Madde 3 – Kötü Muamele (Hapishane Koşulları)</li>
</ol>
<ul>
<li>İhlal Tespiti: Başvurucuların büyük bir kısmı, kişi başına düşen yaşam alanının 3 m²’nin altında olduğu dönemde Madde 3 ihlali yaşamıştır.</li>
<li>İhlal Yok: Ancak, başvurular 44124/20 ve 44134/20 için ve diğer başvurucuların 3 m² üzerindeki dönemleri için ihlal bulunmamıştır.</li>
</ul>
<ol start="2">
<li>Madde 8 – Özel ve Aile Hayatına Saygı</li>
</ol>
<p>Aşağıdaki durumlar nedeniyle Madde 8 ihlalleri tespit edilmiştir:</p>
<ol>
<li>Uzak Cezaevine Yerleştirme (Örnek: Başvurucu Kocaeli Cezaevinde)</li>
</ol>
<ul>
<li>Ailesinin 600 km uzakta yaşadığı dikkate alınmadan ve alternatif yollar (telefonla uzun görüşme, daha uzun ziyaret vs.) değerlendirilmeden yer değiştirme talebi reddedilmiştir.</li>
<li>Sonradan yapılan transfer de, aile ile fiilen daha yakın bir ilişki kurulamadığından, ihlali ortadan kaldırmamıştır.</li>
</ul>
<ol>
<li>Hafta Sonu Görüş Yasakları (Çocuklarla Görüş Kısıtlaması)</li>
</ol>
<ul>
<li>Ziyaretlerin sadece hafta içiyle sınırlandırılması, çocuklarla aile bağlarını sürdürmede ciddi engeller yaratmış ve sadece cezaevi kapasitesine dayalı olarak verilmiş kararlar yeterince gerekçelendirilmemiştir.</li>
<li>Devletin, bu tür sınırlamalarda &#8220;ölçülülük&#8221; ilkesi uyarınca bireysel değerlendirme yapmadığı saptanmıştır.</li>
</ul>
<ol>
<li>UYAP Sistemi Üzerinden Yazışmaların Kaydı</li>
</ol>
<ul>
<li>UYAP’a yüklenen özel yazışmaların kayıt altına alınması ve saklanması, yasal dayanak eksikliği nedeniyle &#8220;hukuka uygun olmayan müdahale&#8221; olarak değerlendirilmiştir.</li>
</ul>
<p>Türkiye’nin Derogasyon (Askıya Alma) Savunması</p>
<ul>
<li>Türkiye, 2016 darbe girişimi sonrası yaptığı derogasyona atıf yapmıştır.</li>
<li>Ancak Mahkeme, başvuruculara yapılan müdahalelerin ya olağanüstü hal sonrası döneme ait olduğunu ya da olağanüstü hal gerekçesiyle ölçüsüz olduğunu değerlendirerek bu savunmayı kabul etmemiştir.</li>
</ul>
<p>Sonuç olarak mahkeme,</p>
<ul>
<li>Başvuruları birleştirdi,</li>
<li>Devletin Madde 3 ve Madde 8 yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmetti,</li>
<li>Maddi Zarar Talebi: Red – Mahkeme, ihlallerle doğrudan bağ kurulamadığını belirtti,</li>
<li>Manevi Tazminat: Tüm başvuruculara farklı tutarlarda manevi tazminat ödenmesine karar verildi,</li>
<li>Yargılama Giderleri: Belge sunmayan başvurucular hariç, avukatlık ve diğer makul giderler kısmen karşılandı.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Özdemir v. Türkiye</strong></p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, <em>Özdemir v. Türkiye</em> davasında, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesini – yani özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını – ihlal ettiğine hükmetti. Mahkeme, Çanakkale Cezaevi’nde tutuklu bulunan Kamil Özdemir’e eşinin gönderdiği mektubun cezaevi yönetimi tarafından sansürlenmesini &#8220;demokratik toplum gereklerine uygun olmayan bir müdahale&#8221; olarak değerlendirdi.</p>
<p>Kamil Özdemir, 2018 yılında <em>FETÖ/PDY</em> üyeliği suçlamasıyla tutuklanmıştı. Aynı yılın Aralık ayında eşinin gönderdiği bir mektup ve ekindeki İngilizce belgeler cezaevi disiplin kurulu tarafından &#8220;kaynağı doğrulanamayan, resmi belge niteliği taşımayan ve içeriği anlaşılamayan&#8221; belgeler içerdiği gerekçesiyle kendisine teslim edilmedi. Ocak 2019’da yine benzer içeriğe sahip bir mektup gönderildi ancak bu da aynı gerekçeyle Özdemir’e verilmedi. Özdemir, yerel mahkemelere ve Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu ancak şikayetleri reddedildi. Anayasa Mahkemesi, yapılan işlemin temel haklara müdahale sayılmayacağını savundu.</p>
<p>AİHM, kararında önemli bir noktaya dikkat çekti: Mahkeme, cezaevi idaresinin ve yerel mahkemelerin mektubun neden güvenlik açısından risk oluşturduğuna dair somut ve detaylı bir gerekçe sunmadığını belirtti. Kararda, &#8220;bir mahkûmun dış dünyayla iletişiminin mahkumiyet koşullarının önemli bir parçası olduğu&#8221; vurgulandı.</p>
<p>Özellikle, <em>Halit Kara v. Türkiye</em> (2023) davasındaki içtihada atıf yapılarak, benzer şekilde sansürlenen mahkum mektuplarının yeterli gerekçe olmadan engellenmesinin AİHS’nin 8. maddesinin ihlali anlamına geldiği hatırlatıldı.</p>
<p>Bu tür kararlar, AİHM’in, mahkumların mektupla haberleşme hakkını özellikle aile bireyleriyle olan yazışmalarda son derece ciddi bir hak olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Bu yazışmalar, hem mahkumların psikolojik durumu hem de aile bağlarının korunması açısından büyük önem taşıyor. AYM’nin, açık bir haberleşme hakkı ihlalini &#8220;açıkça dayanaksız&#8221; bulması eleştiri konusu olabilir. Bu durum, bireysel başvuru mekanizmasının güvenilirliği açısından tartışma yaratabilir. Cezaevlerinde benzer gerekçelerle yazışmaları engellenen tutuklular bu kararı emsal göstererek AYM’ye veya doğrudan AİHM’e başvurabilirler.</p>
<p>Bu verilen karar daha önce sert bir şekilde eleştirilen ve ihlal kararı verilmeyen CASE OF TERGEK v. TÜRKİYE kararının ne denli yanlış bir karar olduğunuda bizlere tekrar hatırlattı. Mahkeme, Tergek davasında 4’e karşı 3 oyla başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi (ifade özgürlüğü) kapsamında bir ihlale uğramadığına hükmetmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Altun ve Diğerleri v. Türkiye</strong> <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243554&quot;]}" target="_blank" rel="nofollow noopener">karar metni.</a></p>
<p><strong>Kacır ve Diğerleri v. Türkiye</strong> <a href="https://hudoc.echr.coe.int/#{&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243559&quot;]}" target="_blank" rel="nofollow noopener">karar metni.</a></p>
<p><strong>Özdemir v. Türkiye</strong> <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243560&quot;]}" target="_blank" rel="nofollow noopener">karar metni.</a></p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/aihm-tarafindan-yeni-duyurulan-3-karar-ozdemir-v-turkiye-kacir-ve-digerleri-v-turkiye-altun-ve-digerleri-v-turkiye/">AİHM TARAFINDAN YENİ DUYURULAN 3 KARAR (Özdemir v. Türkiye &#8211; Kacır ve Diğerleri v. Türkiye &#8211; Altun ve Diğerleri v. Türkiye)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM’den Türkiye’ye 1.000 Dosyalık Yeni Bildirim: ByLock Davaları Gündemde</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/aihmden-turkiyeye-1-000-dosyalik-yeni-bildirim-bylock-davalari-gundemde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 12:38:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AİHM Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kararlar]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçınkaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=3585</guid>

					<description><![CDATA[<p>Strazburg – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 Temmuz darbe girişiminin ardından &#8220;FETÖ/PDY üyeliği&#8221; iddiasıyla mahkûm edilen bireylerin yaptığı başvurularla ilgili olarak Türkiye&#8217;ye 1.000 davalık yeni bir bildirim gönderdi. Aralarında Atadil, Köksal, Dursun, Kara, Zengin gibi başvurucuların bulunduğu beş dosya, 19 Mayıs&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/aihmden-turkiyeye-1-000-dosyalik-yeni-bildirim-bylock-davalari-gundemde/">AİHM’den Türkiye’ye 1.000 Dosyalık Yeni Bildirim: ByLock Davaları Gündemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="97" data-end="555">Strazburg – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 Temmuz darbe girişiminin ardından &#8220;FETÖ/PDY üyeliği&#8221; iddiasıyla mahkûm edilen bireylerin yaptığı başvurularla ilgili olarak Türkiye&#8217;ye 1.000 davalık yeni bir bildirim gönderdi. Aralarında Atadil, Köksal, Dursun, Kara, Zengin gibi başvurucuların bulunduğu beş dosya, 19 Mayıs 2025 tarihinde Hükümet’e tebliğ edildi. AİHM bu davalarda, daha önce Yüksel Yalçınkaya kararında çizdiği çerçeveyi temel aldı.</p>
<h3 data-start="434" data-end="488">Hükümete Bildirilen Dosyalar Ne Anlama Geliyor?</h3>
<p data-start="490" data-end="640"><span class="relative -mx-px my-[-0.2rem] rounded px-px py-[0.2rem] transition-colors duration-100 ease-in-out">AİHM’in bir başvuruyu Hükümet’e bildirmesi, o davanın ön inceleme aşamasını geçtiği ve Mahkeme’nin başvuruyu ciddi bulduğu anlamına gelir.</span> <span class="relative -mx-px my-[-0.2rem] rounded px-px py-[0.2rem] transition-colors duration-100 ease-in-out">Bu aşamada Türkiye, AİHM’nin yönelttiği sorulara yanıt vermekle yükümlüdür.</span> <span class="relative -mx-px my-[-0.2rem] rounded px-px py-[0.2rem] transition-colors duration-100 ease-in-out">Bu süreç, davanın esasına ilişkin incelemenin başladığını ve Mahkeme’nin ihlal olup olmadığını değerlendireceğini gösterir.</span></p>
<h3 data-start="562" data-end="615">Mahkeme Soru Bile Sormadı</h3>
<p data-start="617" data-end="868">AİHM, tüm bu dosyalarda daha önce “Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye” kararında değerlendirdiği meselelerin tekrarlandığını belirterek, Hükümet’e herhangi bir soru yöneltmedi. Ancak dileyen tarafların somut olaylara dair ek görüş sunabileceği ifade edildi.</p>
<p data-start="870" data-end="931">Mahkeme’ye göre bu başvuruların merkezinde iki ana iddia var, Bu iddialar <strong data-start="935" data-end="985">Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi</strong>: Adil yargılanma hakkı ve <strong data-start="1011" data-end="1038">Sözleşme’nin 7. maddesi</strong>: Kanunsuz ceza olmaz ilkesi. Beş dosyanın tamamı, başvurucuların <strong data-start="1150" data-end="1160">ByLock</strong> kullanıcısı oldukları gerekçesiyle <strong data-start="1196" data-end="1232">silahlı terör örgütü üyeliğinden</strong> mahkûm edilmeleriyle ilgili. Türk yargısı, ByLock uygulamasını “yalnızca FETÖ üyelerinin kullandığı” bir sistem olarak nitelendirerek, bu kullanımı örgüt üyeliğine delil kabul etmişti.</p>
<p data-start="1419" data-end="1645">Ancak başvurucular, bu verilerin yetersiz, hukuka aykırı veya tek başına suçun unsurlarını karşılamadığını savunuyor. AİHM de Yalçınkaya kararında, bu verilerin delil olarak kullanılmasında ciddi sorunlar olduğuna hükmetmişti.</p>
<p data-start="2121" data-end="2316"><strong data-start="2121" data-end="2151">AİHM’nin sessizliği </strong>yani daha fazla soru sormaksızın davaları doğrudan inceleme kararı alması, bu tür yargılamalarda sistematik sorunlar bulunduğu kanaatini sürdürdüğünü gösterdi. <strong data-start="2319" data-end="2358">Yalçınkaya kararının etkisi büyüyüğünü bu anlamda söyleyebiliriz.</strong> Mahkeme, aynı hukuki hataların onlarca, yüzlerce hatta binlerce dosyada tekrarlandığını değerlendiriyor. Ayrıca bu kararlar, Türkiye’nin insan hakları uygulamalarında reform ihtiyacının Avrupa nezdinde bir kez daha vurgulandığını ortaya koyuyor.</p>
<p data-start="2663" data-end="2896">AİHM, bu dosyalarla ilgili nihai kararlarını verirken, Yalçınkaya kararındaki içtihadı esas alacak. Türkiye açısından bu, yeni ihlal kararlarıyla birlikte maddi tazminatlar ve adli reforma yönelik baskıların artması anlamına geliyor. Eğer Türkiye bu sistematik sorunları gidermek için anayasal ve yargısal düzeyde bir adım atmazsa, bu sadece AİHM’den çıkacak kararlarla sınırlı kalmayacak; Avrupa Konseyi nezdinde siyasi sonuçlar da doğurabilecek.</p>
<p data-start="2663" data-end="2896">
<p data-start="2663" data-end="2896">Bildirilen dosyalara ulaşmak için,</p>
<p data-start="2663" data-end="2896"><a href="https://hudoc.echr.coe.int/#{&quot;languageisocode&quot;:[&quot;ENG&quot;],&quot;appno&quot;:[&quot;31107/22&quot;,&quot;31236/22&quot;,&quot;31242/22&quot;,&quot;31246/22&quot;,&quot;31254/22&quot;,&quot;31256/22&quot;,&quot;31445/22&quot;,&quot;32278/22&quot;,&quot;32291/22&quot;,&quot;32471/22&quot;,&quot;32634/22&quot;,&quot;33100/22&quot;,&quot;33103/22&quot;,&quot;33121/22&quot;,&quot;33157/22&quot;,&quot;33293/22&quot;,&quot;33562/22&quot;,&quot;33824/22&quot;,&quot;33981/22&quot;,&quot;34071/22&quot;,&quot;34280/22&quot;,&quot;34318/22&quot;,&quot;34336/22&quot;,&quot;34355/22&quot;,&quot;34411/22&quot;,&quot;34487/22&quot;,&quot;34545/22&quot;,&quot;34682/22&quot;,&quot;34738/22&quot;,&quot;35038/22&quot;,&quot;35040/22&quot;,&quot;35094/22&quot;,&quot;35171/22&quot;,&quot;35251/22&quot;,&quot;35707/22&quot;,&quot;35739/22&quot;,&quot;36539/22&quot;,&quot;36901/22&quot;,&quot;37632/22&quot;,&quot;37926/22&quot;,&quot;38195/22&quot;,&quot;38224/22&quot;,&quot;38319/22&quot;,&quot;38491/22&quot;,&quot;38623/22&quot;,&quot;38810/22&quot;,&quot;38818/22&quot;,&quot;38858/22&quot;,&quot;38908/22&quot;,&quot;38989/22&quot;,&quot;39160/22&quot;,&quot;39781/22&quot;,&quot;40854/22&quot;,&quot;41111/22&quot;,&quot;41372/22&quot;,&quot;41501/22&quot;,&quot;41691/22&quot;,&quot;41696/22&quot;,&quot;41737/22&quot;,&quot;41798/22&quot;,&quot;41837/22&quot;,&quot;41842/22&quot;,&quot;41860/22&quot;,&quot;42026/22&quot;,&quot;42094/22&quot;,&quot;42095/22&quot;,&quot;42104/22&quot;,&quot;42129/22&quot;,&quot;42151/22&quot;,&quot;42184/22&quot;,&quot;42217/22&quot;,&quot;42355/22&quot;,&quot;42608/22&quot;,&quot;42674/22&quot;,&quot;42757/22&quot;,&quot;42775/22&quot;,&quot;42819/22&quot;,&quot;42893/22&quot;,&quot;42987/22&quot;,&quot;43012/22&quot;,&quot;43045/22&quot;,&quot;43130/22&quot;,&quot;43143/22&quot;,&quot;43298/22&quot;,&quot;43367/22&quot;,&quot;43430/22&quot;,&quot;43783/22&quot;,&quot;43927/22&quot;,&quot;44244/22&quot;,&quot;44291/22&quot;,&quot;44335/22&quot;,&quot;44689/22&quot;,&quot;44799/22&quot;,&quot;44805/22&quot;,&quot;44896/22&quot;,&quot;45691/22&quot;,&quot;45785/22&quot;,&quot;46003/22&quot;,&quot;46026/22&quot;,&quot;46238/22&quot;,&quot;46242/22&quot;,&quot;46254/22&quot;,&quot;46455/22&quot;,&quot;46494/22&quot;,&quot;46516/22&quot;,&quot;46591/22&quot;,&quot;46637/22&quot;,&quot;46700/22&quot;,&quot;46746/22&quot;,&quot;46748/22&quot;,&quot;46920/22&quot;,&quot;46945/22&quot;,&quot;46991/22&quot;,&quot;47093/22&quot;,&quot;47314/22&quot;,&quot;47341/22&quot;,&quot;47449/22&quot;,&quot;47743/22&quot;,&quot;47930/22&quot;,&quot;48024/22&quot;,&quot;48084/22&quot;,&quot;48085/22&quot;,&quot;48146/22&quot;,&quot;48253/22&quot;,&quot;48521/22&quot;,&quot;48541/22&quot;,&quot;48568/22&quot;,&quot;48601/22&quot;,&quot;48611/22&quot;,&quot;48651/22&quot;,&quot;48735/22&quot;,&quot;48873/22&quot;,&quot;48897/22&quot;,&quot;48998/22&quot;,&quot;49248/22&quot;,&quot;49314/22&quot;,&quot;49407/22&quot;,&quot;49676/22&quot;,&quot;49920/22&quot;,&quot;50012/22&quot;,&quot;50072/22&quot;,&quot;50323/22&quot;,&quot;50441/22&quot;,&quot;50459/22&quot;,&quot;50582/22&quot;,&quot;50616/22&quot;,&quot;51765/22&quot;,&quot;51771/22&quot;,&quot;51900/22&quot;,&quot;51941/22&quot;,&quot;51977/22&quot;,&quot;52222/22&quot;,&quot;52407/22&quot;,&quot;52518/22&quot;,&quot;52644/22&quot;,&quot;52666/22&quot;,&quot;52985/22&quot;,&quot;53129/22&quot;,&quot;53187/22&quot;,&quot;53191/22&quot;,&quot;53426/22&quot;,&quot;53592/22&quot;,&quot;54025/22&quot;,&quot;54058/22&quot;,&quot;54080/22&quot;,&quot;54691/22&quot;,&quot;54927/22&quot;,&quot;54933/22&quot;,&quot;55113/22&quot;,&quot;55149/22&quot;,&quot;55446/22&quot;,&quot;55560/22&quot;,&quot;55614/22&quot;,&quot;55815/22&quot;,&quot;56107/22&quot;,&quot;56173/22&quot;,&quot;56215/22&quot;,&quot;56275/22&quot;,&quot;56368/22&quot;,&quot;56461/22&quot;,&quot;57313/22&quot;,&quot;57427/22&quot;,&quot;57493/22&quot;,&quot;89/23&quot;,&quot;250/23&quot;,&quot;262/23&quot;,&quot;264/23&quot;,&quot;383/23&quot;,&quot;388/23&quot;,&quot;2140/23&quot;,&quot;2413/23&quot;,&quot;2603/23&quot;,&quot;2620/23&quot;,&quot;2623/23&quot;,&quot;3027/23&quot;,&quot;3910/23&quot;,&quot;5145/23&quot;,&quot;5409/23&quot;,&quot;7838/23&quot;,&quot;17326/23&quot;],&quot;documentcollectionid2&quot;:[&quot;COMMUNICATEDCASES&quot;],&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243488&quot;]}" target="_blank" rel="noopener"><span class="css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3">ATADIL v. TÜRKİYE</span></a></p>
<p data-start="2663" data-end="2896"><a href="https://hudoc.echr.coe.int/#{&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243484&quot;]}" target="_blank" rel="noopener"><span class="css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3">KÖKSAL v. TÜRKİYE</span></a></p>
<p data-start="2663" data-end="2896"><a href="https://hudoc.echr.coe.int/#{&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243485&quot;]}" target="_blank" rel="noopener"><span class="css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3">DURSUN v. TÜRKİYE</span></a></p>
<p data-start="2663" data-end="2896"><a href="https://hudoc.echr.coe.int/#{&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243487&quot;]}" target="_blank" rel="noopener"><span class="css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3">ZENGIN v. TÜRKİYE</span></a></p>
<p data-start="2663" data-end="2896"><a href="https://hudoc.echr.coe.int/#{&quot;itemid&quot;:[&quot;001-243486&quot;]}" target="_blank" rel="noopener"><span class="css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3">KARA v. TÜRKİYE</span></a></p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/aihmden-turkiyeye-1-000-dosyalik-yeni-bildirim-bylock-davalari-gundemde/">AİHM’den Türkiye’ye 1.000 Dosyalık Yeni Bildirim: ByLock Davaları Gündemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM’den E-Comms Üzerinden Kritik Bildirim</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/aihmden-e-comms-uzerinden-kritik-bildirim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Mar 2025 23:28:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçınkaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=3517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Yalçınkaya benzeri başvurulardan oluşan ilk binlik grup için Hükümet görüşlerini, başvurucuların eComms hesaplarına yükledi. Bu gelişme, başvurucuların davalarındaki süreci takip etmeleri açısından büyük önem taşıyor. AİHM’nin elektronik iletişim platformu eComms, tarafların Mahkeme ile güvenli ve hızlı bir&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/aihmden-e-comms-uzerinden-kritik-bildirim/">AİHM’den E-Comms Üzerinden Kritik Bildirim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Yalçınkaya benzeri başvurulardan oluşan ilk binlik grup için Hükümet görüşlerini, başvurucuların <strong>eComms</strong> hesaplarına yükledi. Bu gelişme, başvurucuların davalarındaki süreci takip etmeleri açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p>AİHM’nin elektronik iletişim platformu <a href="https://ecomms.echr.coe.int" target="_blank" rel="noopener"><strong>eComms</strong></a>, tarafların Mahkeme ile güvenli ve hızlı bir şekilde belge alışverişi yapmalarını sağlayan bir sistemdir. Bu sistem üzerinden gönderilen belgeler, <strong>Strazburg yerel saatine <span class="KfQeJ">(GMT+1)</span></strong> göre işlem görmekte ve taraflar elektronik ortamda bildirim almaktadır.</p>
<p>Başvurucular, <strong>eComms</strong> hesaplarına giriş yaparak hükümetin görüşlerini inceleyebilir ve gerekli görmeleri halinde Mahkeme’ye yanıtlarını iletebilirler. Ancak AİHM, kural olarak bu tür dosyalarda cevap verilmesinin beklenmediğini yinelemiştir. Dolayısıyla başvurucuların yanıt vermemesi durumunda herhangi bir <strong>hak kaybı oluşması beklenmemektedir</strong>. Ancak, yanıt verilmek istenirse son tarih <strong>11 Nisan</strong> olarak belirlenmiştir.</p>
<p>AİHM tarafından gönderilen mektupta <strong>adli tazmin talebine dair herhangi bir ifade bulunmamaktadır</strong>. Bu da Mahkeme’nin söz konusu davalarda tazminata hükmetmeyi düşünmediği yönündeki öngörüleri doğrulamaktadır. Ancak <strong>maddi tazminat talebi</strong> için başvurucuların yine de bildirimde bulunmaları önerilmektedir.</p>
<p>Buna ek olarak, Hükümetin <strong>iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle sunduğu Ek-2 listesinde</strong> ismi geçen başvurucuların kısa bir yanıt vermeleri faydalı olabilir. AİHM mektubunda, kural olarak cevap verilmemesi yönünde bir yönlendirme varsa, <strong>başvurucuların yanıt vermemesi nedeniyle mağdur edilmemeleri</strong> gerekir. Ancak <strong>farklı bir ifade olup olmadığı dikkatlice kontrol edilmelidir</strong>.</p>
<p>Sonuç olarak başvurucular, <strong>eComms hesaplarına giriş yaparak Hükümet görüşlerini kontrol etmelidir</strong>. Bu görüşlere yanıt verilmesi zorunlu değildir, ancak <strong>11 Nisan’a kadar görüş sunulabilir</strong>. Tazminat konusunda Mahkeme’den açık bir ifade bulunmamakla birlikte, maddi tazminat talepleri için ayrı bir bildirimde bulunulabilir.  <strong>Ek-2 listesinde ismi geçenlerin</strong> iç hukuk yollarına ilişkin kısa bir yanıt vermesi faydalı olabilir. <strong>AİHM mektubundaki ifadeler dikkatle incelenmeli ve gerekli durumlarda hukuki destek alınmalıdır</strong>.</p>
<p><strong>eComms</strong>, AİHM ile taraflar arasındaki dijital iletişimi hızlandırarak süreci daha şeffaf hale getirmekte ve başvurucuların dosyalarına kolay erişimini sağlamaktadır. Sürecin yakından takip edilmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Gerekli gördüğünüz durumlarda bize ulaşmaktan çekinmeyin.</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/aihmden-e-comms-uzerinden-kritik-bildirim/">AİHM’den E-Comms Üzerinden Kritik Bildirim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalçınkaya Kararı Işığında &#8220;Kanunsuz ceza olmaz&#8221; ilkesi – AYM ve AİHM Başvurularında Kullanılabilecek Kısımlar</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/yalcinkaya-karari-isiginda-kanunsuz-ceza-olmaz-ilkesi-aym-ve-aihm-basvurularinda-kullanilabilecek-kisimlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2024 19:53:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AİHM Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[AYM]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçınkaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=3427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sizler için Yalçınkaya kararında derinlemesine incelenen AİHS madde 7 ile ilgili önemli kısımları toparladık. Karardan alıntılanan aşağıdaki bölümleri özellikle AYM ve AİHM başvurularınızda kullanabilirsiniz. &#160; &#160; Mahkeme, içtihatlarını ve başvuranın şikâyetlerinin niteliğini göz önünde bulundurarak, bir davanın olgularına hukuken verilecek nitelendirmenin uzmanı&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/yalcinkaya-karari-isiginda-kanunsuz-ceza-olmaz-ilkesi-aym-ve-aihm-basvurularinda-kullanilabilecek-kisimlar/">Yalçınkaya Kararı Işığında &#8220;Kanunsuz ceza olmaz&#8221; ilkesi – AYM ve AİHM Başvurularında Kullanılabilecek Kısımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sizler için Yalçınkaya kararında derinlemesine incelenen AİHS madde 7 ile ilgili önemli kısımları toparladık. Karardan alıntılanan aşağıdaki bölümleri özellikle AYM ve AİHM başvurularınızda kullanabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="217">
<li>Mahkeme, içtihatlarını ve başvuranın şikâyetlerinin niteliğini göz önünde bulundurarak, bir davanın olgularına hukuken verilecek nitelendirmenin uzmanı olarak (bkz. örneğin, <em>Molla Sali/Yunanistan </em>[BD], No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2220452/14%22]%7D">20452/14</a>, § 85, 19 Aralık 2018; <em>S.M./Hırvatistan </em>[BD], No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2260561/14%22]%7D">60561/14</a>, §§ 241-43, 25 Haziran 2020), başvuran tarafından dile getirilen şikâyetlerin, esasen başvuranın silahlı terör örgütüne üyelikten mahkûmiyetinin öngörülebilirliği ile ilgili olması ve bu nedenle birbiriyle bağlantılı olması nedeniyle, yalnızca Sözleşme&#8217;nin 7. maddesi açısından incelenmesi gerektiği kanaatindedir (bkz. diğerleri arasında,<em> Del Río Prada/İspanya</em> [BD], No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2242750/09%22]%7D">42750/09</a>, §§ 91-93, AİHM 2013;<em> Pessino/Fransa</em>, No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2240403/02%22]%7D">40403/02</a>, §§ 35-36, 10 Ekim 2006;<em> Dragotoniu ve Militaru-Pidhorni/Romanya</em>, No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2277193/01%22]%7D">77193/01</a> ve <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2277193/01%22]%7D">77196/01</a>, §§ 40- 45, 24 Mayıs 2007; <em>Jorgic/Almanya</em>, No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2274613/01%22]%7D">74613/01</a>, §§ 103- 14, AİHM 2007-III, burada Mahkeme, Sözleşme&#8217;nin 7. maddesi kapsamında bir cezai mahkûmiyetin öngörülebilirliği konusunu ele almıştır). 7. madde, ilgili olduğu kadarıyla aşağıdaki gibidir:</li>
</ol>
<p>&#8220;1. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç teşkil etmeyen bir fiil veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz. Ayrıca, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza da verilemez.</p>
<p>&#8230;&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="237">
<li>Hukukun üstünlüğünün temel bir unsuru olan Sözleşme&#8217;nin 7. maddesinde yer alan güvence, Sözleşme&#8217;nin 15. maddesi uyarınca savaş veya diğer olağanüstü hâllerde bu güvenceden herhangi bir sapmaya izin verilmemesinin de altını çizdiği gibi, Sözleşme&#8217;nin koruma sisteminde önemli bir yere sahiptir. Sözleşme, amacı ve hedefi doğrultusunda, keyfi kovuşturma, mahkûmiyet ve cezalandırmaya karşı etkili güvenceler sağlayacak şekilde yorumlanmalı ve uygulanmalıdır (bkz. <em>Scoppola/İtalya (no. 2) </em>[BD], No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2210249/03%22]%7D">10249/03</a>, § 92, 17 Eylül 2009; <em>Del Río Prada, </em>yukarıda anılan, § 77, her birindeki diğer atıflarla birlikte).</li>
<li>Sözleşme&#8217;nin 7. maddesi, ceza hukukunun geriye dönük olarak sanığın aleyhine uygulanmasını yasaklamakla sınırlı değildir. Aynı zamanda, daha genel olarak, sadece yasanın bir suçu tanımlayabileceği ve bir ceza öngörebileceği ilkesini (<em>nullum crimen, nulla poena sine lege</em>) ve ceza hukukunun, örneğin kıyas yoluyla, bir sanığın aleyhine olacak şekilde geniş yorumlanmaması gerektiği ilkesini de içermektedir. Bu ilkelerden, bir suçun kanunda açıkça tanımlanmış olması gerektiği sonucu çıkmaktadır. Bu gereklilik, bireyin ilgili hükmün lafzından ve gerekirse mahkemelerin yorumundan, hangi eylem ve ihmallerin kendisini cezai olarak sorumlu kılacağını bilebildiği durumlarda yerine getirilmiş olur. &#8220;Hukuk&#8221;tan bahsettiğinde, 7. madde, Sözleşme&#8217;nin bu terimini kullanırken başka yerlerde atıfta bulunduğu kavramla aynı kavrama atıfta bulunmaktadır; bu kavram, yazılı hukukun yanı sıra yazılı olmayan hukuku da kapsamakta ve özellikle erişilebilirlik ve öngörülebilirlik gibi niteliksel gereklilikleri ima etmektedir (bkz. diğer kararlar arasında, <em>Streletz, Kessler ve Krenz/Almanya </em>[BD], No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2234044/96%22]%7D">34044/96</a>, <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2234044/96%22]%7D">35532/97</a>, <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2234044/96%22]%7D">44801/98</a>, § 50, AİHM 2001-II; <em>Del Río Prada, </em>yukarıda anılan, § 91).</li>
<li>Ceza hukuku da dahil olmak üzere herhangi bir hukuk sisteminde, bir yasal hüküm ne kadar açık bir şekilde kaleme alınmış olursa olsun, yargısal yorum kaçınılmaz bir unsurdur. Şüpheli noktaların açıklığa kavuşturulmasına ve değişen koşullara uyarlanmasına her zaman ihtiyaç olacaktır. Gerçekten de Sözleşmeye Taraf Devletlerde, ceza hukukunun yargısal hukuk yapımı yoluyla aşamalı olarak geliştirilmesi, hukuk geleneğinin köklü ve gerekli bir parçasıdır. Sözleşme&#8217;nin 7. maddesi, ortaya çıkan gelişmenin suçun özüyle tutarlı olması ve makul bir şekilde öngörülebilir olması koşuluyla, cezai sorumluluk kurallarının davadan davaya yargısal yorum yoluyla kademeli olarak açıklığa kavuşturulmasını yasakladığı şeklinde okunamaz. <strong>Erişilebilir ve makul ölçüde öngörülebilir bir yargısal yorumun bulunmaması, 7. madde haklarının ihlal edildiği sonucuna varılmasına yol açabilir.</strong> Aksi takdirde, bu hükmün amacı ve hedefi &#8211; yani hiç kimsenin keyfi kovuşturmaya, mahkûmiyete veya cezalandırmaya maruz bırakılmaması &#8211; zarar görecektir (bkz.<em> Del Río Prada</em> , yukarıda anılan, § 93, diğer atıflarla birlikte).</li>
<li>Son olarak, Mahkeme, <strong>erişilebilirlik ve öngörülebilirlik</strong> gerekliliğinin, ilke olarak, bir tedbirin ancak failin kişisel sorumluluk unsurunun tespit edildiği durumlarda 7. madde anlamında bir ceza olarak kabul edilebileceğini tespit etmiştir. Buna göre, 7. madde, cezalandırma amacıyla, suçu fiziksel olarak işleyen kişinin davranışında bir sorumluluk unsurunun tespit edilebileceği manevi bir bağlantının varlığını gerektirmektedir (bkz. <em>G.I.E.M. S.r.l. ve Diğerleri/İtalya </em>[BD], No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%221828/06%22]%7D">1828/06</a> ve 2 <em>diğerleri, </em>§§ 242 ve 243, 28 Haziran 2018). Bu gereklilik, Sözleşme&#8217;ye uygun olmaları koşuluyla, sorumluluk karinelerinden kaynaklanan belirli objektif sorumluluk biçimlerinin varlığını engellememektedir. Daha spesifik olarak, bir karine, bireyin kendisine yöneltilen suçlamalardan kendisini aklamasını imkânsız hale getirme etkisine sahip olmamalıdır (bkz. a.g.k., § 243).</li>
<li>Bu ilkenin doğal bir uzantısı olarak, bir suçun iç hukukta açıkça düzenlenmiş olması 7. maddenin amaçları bakımından yeterli değildir. Ulusal mahkemelerin sözkonusu kanuna uymaması veya belirli bir davada bu kanunu makul olmayan bir şekilde yorumlaması ve uygulaması, kendi başına Sözleşme&#8217;nin 7. maddesinin ihlaline yol açabilir (bkz. <em>Del Río Prada, </em>yukarıda anılan, § 93; <em>Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya, </em>No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2211082/06%22]%7D">11082/06</a> ve <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2211082/06%22]%7D">13772/05</a>, § 781, 25 Temmuz 2013;<em> Žaja/Hırvatistan, </em>No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%2237462/09%22]%7D">37462/09</a>, §§ 91 ve 92, 4 Ekim 2016; ve <em>Pantalon/Hırvatistan</em>, No. <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#%7B%22appno%22:[%222953/14%22]%7D">2953/14</a>, § 48, 19 Kasım 2020, hepsi diğer referanslarla birlikte). Mahkeme, cezai suçların kanunla kesin bir şekilde tanımlanması gerekliliğinin, ulusal mahkemelerin kanunu yorumlama ve bir davanın özel olaylarına uygulama konusunda kanunun etrafından dolanması durumunda engelleneceği kanaatindedir.</li>
<li>…Bununla birlikte, <strong>belirli bir sanığa ilişkin somut içerik veya diğer ilgili bilgilerin yokluğunda, bu tür kullanıcıların profilinden ve paylaşımlarından tüm kullanıcı tabanı için belirleyici sonuçlar çıkarmak sadece öngörülemez değil, aynı zamanda yasallık ilkesine ve bireysel cezai sorumluluğa da aykırıdır.</strong></li>
<li>… Mahkeme bu bağlamda, bir dizi davada yaptığı ve mevcut davada da onayladığı tespitleri yineler (bkz. yukarıdaki 213. paragraf), Türkiye&#8217;deki askeri darbe girişiminin Sözleşme anlamında &#8220;ulusun yaşamını tehdit eden kamusal bir acil durumun&#8221; varlığını ortaya koyduğunu belirtmiştir (bkz. örneğin, Mehmet Hasan Altan, yukarıda anılan, § 93; ve Baş/Türkiye, No. 66448/17, § 115, 3 Mart 2020). Bu nedenle, yetkililerin ve mahkemelerin darbe girişimi sonrasında mücadele etmek zorunda kaldıkları durumun aciliyeti ve ciddiyeti kabul edilmektedir.</li>
<li>Bununla birlikte, bu hususların hiçbirinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin özünde yer alan ve sınırlandırılamaz bir hak olan Sözleşme&#8217;nin 7. maddesinde yer alan temel güvencelerin, ulusun yaşamını tehdit eden koşullarda işlendiği iddia edilse bile, terör suçlarının kovuşturulması ve cezalandırılması söz konusu olduğunda daha az katı bir şekilde uygulanabileceği anlamına gelmediği de vurgulanmalıdır. <strong>Sözleşme, en zor koşullar da dahil olmak üzere, 7. madde güvencelerine riayet edilmesini gerektirmektedir.</strong></li>
<li>Mahkeme, kanunsuz suç ve ceza olmaz (<em>nullum crimen, nulla poena sine lege) </em>ilkesi çerçevesinde, terörizm ve geleneksel olmayan terör örgütlerinin gelişen tehditleriyle etkili bir şekilde mücadele edebilmek için terörizm yasalarını uyarlamanın devletlerin görevi olduğunu düşünmektedir. <strong>Türk hukukunda silahlı terör örgütüne üye olma suçu, o dönemde ve halen özel kastla işlenen bir suçtur.</strong> Bu nedenle, bazı spesifik sübjektif unsurların varlığı olmazsa olmaz (<em>conditio</em> <em>sine qua non)</em> bir koşuldur. Buna rağmen, u<strong>lusal mahkemeler tarafından, Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu&#8217;nun ilgili hükümlerinin geniş yorumlanması yoluyla, ByLock kullanımının silahlı terör örgütü üyeliği anlamına geldiğinin tespit edilmesi, başvuranın özel durumunda, iç hukuktaki suçun yasal tanımı kapsamında gerekli olan bilgi ve kastın varlığını tespit etmeye çalışmadan, ByLock kullanımına etkili bir şekilde objektif sorumluluk yüklemiştir. Mahkeme, ulusal mahkemeler tarafından kanunun bu şekilde geniş ve öngörülemez bir şekilde yorumlanmasının, suçun kurucu -özellikle de manevi- unsurlarını bir kenara bırakma ve bu suçu katı bir sorumluluk suçuna benzetme ve böylece iç hukukta açıkça belirtilen gerekliliklerden ayrılma etkisi yarattığı görüşündedir. Dolayısıyla, suçun kapsamı, 7. maddenin amaç ve hedefine aykırı olarak, öngörülemeyen bir şekilde başvuranın aleyhine genişletilmiştir.</strong></li>
</ol>
<hr />
<p>7. Madde anlamında bir &#8220;ceza&#8221;, ilke olarak, ancak failin kişisel sorumluluğuna ilişkin bir unsurun tespit edilmiş olması halinde düşünülebilir. Esasen, bir ceza normunun öngörülebilirlik derecesi ile failin kişisel sorumluluk derecesi arasında bir korelasyon vardır. Bu nedenle 7. Madde, cezalandırmak için, suçu işleyen kişinin davranışlarında bir sorumluluk unsurunun tespit edilmesini mümkün kılan düşünsel nitelikte bir bağlantı gerektirir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/yalcinkaya-karari-isiginda-kanunsuz-ceza-olmaz-ilkesi-aym-ve-aihm-basvurularinda-kullanilabilecek-kisimlar/">Yalçınkaya Kararı Işığında &#8220;Kanunsuz ceza olmaz&#8221; ilkesi – AYM ve AİHM Başvurularında Kullanılabilecek Kısımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM’in Telegram kararı ne anlama gelmektedir?</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/aihmin-telegram-karari-ne-anlama-gelmektedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jun 2024 13:43:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AİHM Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=3154</guid>

					<description><![CDATA[<p>AİHM, Rusya aleyhine verdiği Telegram uygulamasıyla ilgili Podchasov/Rusya kararında kriptolu bir haberleşme uygulaması kullanmanın suç değil, yasal bir hak olduğunu, hakkında hiçbir şüphe olmayan kişilerin şifrelerinin istenildiği zaman çözülüp insanlar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağını bir kez daha ve net bir şekilde&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/aihmin-telegram-karari-ne-anlama-gelmektedir/">AİHM’in Telegram kararı ne anlama gelmektedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AİHM, Rusya aleyhine verdiği Telegram uygulamasıyla ilgili Podchasov/Rusya kararında kriptolu bir haberleşme uygulaması kullanmanın suç değil, yasal bir hak olduğunu, hakkında hiçbir şüphe olmayan kişilerin şifrelerinin istenildiği zaman çözülüp insanlar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağını bir kez daha ve net bir şekilde ortaya koymuştur.</p>
<p>Dr. Gökhan Güneş’in karar üzerine yaptığı değerlendirmeyi okumak için <a href="https://yeniarayis.com/gokhangunes/aihmin-telegram-karari-ne-anlama-gelmektedir/#_ftn1">tıklayınız </a></p>
<p>Kararın İngilizce orijinal metnini okumak için <a href="https://hudoc.echr.coe.int/#{%22itemid%22:[%22001-230854%22]}">tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/aihmin-telegram-karari-ne-anlama-gelmektedir/">AİHM’in Telegram kararı ne anlama gelmektedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalçınkaya Kararı Kimler İçin Emsal Teşkil Eder?</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/yalcinkaya-karari-kimler-icin-emsal-teskil-eder/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Jun 2024 07:49:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AİHM Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Bank Asya]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçınkaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=3080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kararın açıklanmasından sonra en çok konuşulan konuların başında gelen Yalçınkaya kararının hangi tip davalar için emsal teşkil edeceği meselesi Gökhan Güneş tarafından değerlendirildi. &#8220;Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; sorunun cevabı, Yalçınkaya kararında ortaya konulan ilkeler güncel yargılamalar kapsamında yargılanan herkes için emsal teşkil&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/yalcinkaya-karari-kimler-icin-emsal-teskil-eder/">Yalçınkaya Kararı Kimler İçin Emsal Teşkil Eder?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kararın açıklanmasından sonra en çok konuşulan konuların başında gelen Yalçınkaya kararının hangi tip davalar için emsal teşkil edeceği meselesi Gökhan Güneş tarafından <a href="https://x.com/drgokhangunes/status/1707089580812316839">değerlendirildi</a>.</p>
<p>&#8220;Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; sorunun cevabı, Yalçınkaya kararında ortaya konulan ilkeler güncel yargılamalar kapsamında yargılanan herkes için emsal teşkil etmektedir.<br />
Görseldeki paragraflardan da anlaşılacağı üzere AİHM, Hükümetin en önemli argümanı olan Bylock’un otomatik cezalandırma aracına dönüştüğünü belirterek, suçun maddi ve özellikle manevi unsurunun araştırılmadan şekli suç mantığıyla, yani Bylock varsa suçun maddi unsuru olan hiyerarşik yapıya dahil olma ve manevi unsuru olan “darbe teşebbüsünü” bilme ve gerçekleşmesini isteme unsurunun gerçekleştiği araştırılmadan ceza verilmesini 7. maddenin ihlali sebebi saymıştır.<br />
Görseldeki ifadeler Bylock için olsa da kriter ve dolayısıyla delil kabul edilen diğer hususlar için de aynen geçerlidir. Hatta TCK’nın 309 ve 312. maddeleri kapsamında darbe teşebbüsü nedeniyle yargılananlar için de durum aynıdır. Zira silahlı örgüt suçu ile örgüt kapsamında işlendiği iddia edilen bu suçların maddi ve manevi unsuru aynıdır ve mevcut yargılamalarda bu hususlar hiç araştırılamadan; nöbet listesinde yada kimin oluşturduğu belli olmayan görevlendirme listelerinde ismi var diye insanlar müebbetle cezalandırılmıştır.<br />
AİHM demiştir ki, böyle otomatik cezalandırma yapamazsın. Suçun unsurlarını araştırmalısın ve Bylock ya da diğer kriterleri, araştırmadığın ya da bulamadığın suçun unsurlarının yerine ikame edemezsin. Güncel yargılamalarda olan tam da AİHM’in söyledikleridir. Çünkü hiçbir dosyada suçun unsurları araştırılmamakta ve kriter kabul edilen hususlar doğrudan suçun unsurları olarak kabul edilmektedir.<br />
Dolayısıyla, AİHM’in suçun unsurlarına çok sık ve sert yaptığı bu atıf, tüm dosyalar için geçerlidir ve suçun unsurları araştırılmadan verilen cezaların tamamı ihlalle sonuçlanacaktır. Ayrıca, Bylock Hükümetin göz bebeği ve uğruna tüm kriterleri gözden çıkardığı kutsal delilidir. Hükümet tüm gücünü Bylock için harcamış ama AİHM hem Bylock’u hem de mevcut yargılamalarda verilen kararları paçavraya çevirmiştir.<br />
Kısaca, Yalçınkaya kararı sadece hakkında Bylock, banka, sendika-dernek üyeliği iddiası olanlar için değil, ankesör, garson, tanık, gazete-dergi, okul ve aklınıza gelen tüm absürt deliller için de geçerlidir ve bu sebeplerle yargılananların hepsi önünde sonunda görseldeki gerekçelerle beraat edecektir.&#8221;</p>
<p><img decoding="async" src="https://pbs.twimg.com/media/F7DM0YoXsAAFEmA?format=png&amp;name=900x900" alt="Image" /></p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/yalcinkaya-karari-kimler-icin-emsal-teskil-eder/">Yalçınkaya Kararı Kimler İçin Emsal Teşkil Eder?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi tarafından verilmiş ihlal kararları</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/birlesmis-milletler-insan-haklari-komitesi-tarafindan-verilmis-ihlal-kararlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2024 09:13:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BM Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Bank Asya]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<category><![CDATA[İşkence]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=2929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi tarafından Türkiye başvurularında verilmiş ihlal kararlarının güncel Türkçe çevirilerini aşağıdaki linkte bulabilirsiniz. &#160; Birlesmiş Milletler Kararları Türkçe Cevirileri için tıklayınız</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/birlesmis-milletler-insan-haklari-komitesi-tarafindan-verilmis-ihlal-kararlari/">Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi tarafından verilmiş ihlal kararları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ohchr.org/en/treaty-bodies/ccpr" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi</a> tarafından Türkiye başvurularında verilmiş ihlal kararlarının güncel Türkçe çevirilerini aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://yasambellekozgurluk.org/turkiye-basvurulari-ile-ilgili-birlesmis-milletler-insan-haklari-komitesi-tarafindan-verilmis-tum-kararlar/">Birlesmiş Milletler Kararları Türkçe Cevirileri için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/birlesmis-milletler-insan-haklari-komitesi-tarafindan-verilmis-ihlal-kararlari/">Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi tarafından verilmiş ihlal kararları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bylock İle İlgili Çok Önemli Yargıtay Kararı!</title>
		<link>https://www.savunmahakki.net/bylock-ile-ilgili-cok-onemli-yargitay-karari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[savunmahakki]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 May 2024 10:48:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hukuk Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[ByLock]]></category>
		<category><![CDATA[Yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.savunmahakki.net/?p=2817</guid>

					<description><![CDATA[<p>  Dr. Gökhan Güneş, Twitter hesabından yaptıgı paylaşımda Yargıtay tarafından ByLock ile ilgili son zamanlarda verilen en önemli kararlardan birini ayrıntılarıyla açıkladı: Yargıtay 3. Dairesi Yalçınkaya kararından sonra verdiği bir kararında, kendi uydurduğu Bylock’un münhasır olduğu iddiasını çöpe attığı gibi Yalçınkaya kararı&#8230;</p>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/bylock-ile-ilgili-cok-onemli-yargitay-karari/">Bylock İle İlgili Çok Önemli Yargıtay Kararı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="css-175oi2r r-1awozwy r-18u37iz r-1wbh5a2 r-dnmrzs">
<div class="css-175oi2r r-1wbh5a2 r-dnmrzs">
<div class="css-175oi2r r-1awozwy r-18u37iz r-1wbh5a2 r-dnmrzs">
<div class="css-146c3p1 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-37j5jr r-a023e6 r-rjixqe r-b88u0q r-1awozwy r-6koalj r-1udh08x r-3s2u2q" dir="ltr">
<p>  Dr. Gökhan Güneş, Twitter hesabından yaptıgı paylaşımda Yargıtay tarafından ByLock ile ilgili son zamanlarda verilen en önemli kararlardan birini ayrıntılarıyla açıkladı:</p>
<p>Yargıtay 3. Dairesi Yalçınkaya kararından sonra verdiği bir kararında, kendi uydurduğu Bylock’un münhasır olduğu iddiasını çöpe attığı gibi Yalçınkaya kararı sonrasında izleyeceği yolun ip uçlarını da vermiştir.</p>
<p><span class="r-b88u0q">  Şöyle ki;</span> Yargıtay ve AYM başta olmak üzere tüm mahkemeler, Bylock’u münhasır bir uygulama ve bu uygulamayı kullanan herkesi de örgüt üyesi kabul ederek otomatik olarak cezalandırılmıştır. Bu varsayıma dayalı kabul nedeniyle de AİHM tarihinin en ağır ihlal kararını vermiştir.</p>
<p><span class="r-b88u0q">   Yeni kararla ilgili ilk tespit,</span> sadece bir karı-koca arasında kullanıldığı tespit edilen, TDT’si olan ve içeriği bulunan Bylock kullanım tespitinin münhasır kabul edilmemesidir. Eğer Bylock münhasır ve sadece örgütsel amaçlarla kullanılıyorsa ve örgüt üyeliği suçunun deliliyse ve hatta güncel yargılamalarda olduğu gibi suçun unsurları yerine ikame edildiyse nasıl olmuştur da bu dosyada içeriğe kadar her şeyin tespit e münhasır kabul edilmemiştir. Yani, Bylock münhasır bir uygulama değildir. AİHM’de zaten bu iddiaya bir anlam yüklememiştir. <span class="r-b88u0q">Yalçınkaya kararından sonra bu kararın verilmiş olması bu yönden önemlidir.</span></p>
<p>Kararda dikkat çeken bir diğer husus, mesaj içeriklerinde örgütsel nitelikli bir yazışmanın belirlenememesine yapılan vurgudur. Acaba örgütsel içerik ve örgütsel faaliyet nedir?<br />
Örgütsel faaliyet; silahlı örgütün amaçları doğrultusunda, örgüt adına karar vermeye yetkili merciiler tarafından verilmiş bir emir veya alınmış karar üzerine o örgütün faaliyetleri çerçevesinde ve hiyerarşik yapısı içinde örgüt mensuplarınca gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Burada önemli olan husus, bu faaliyetlerin silahlı örgütün nihai amacına ulaşmasına katkıda bulunması ve örgütten gelen bir talimat üzerine gerçekleştirilmesidir. Bu nedenle, öncelikle gerçekleştirilen faaliyetin örgütle bağlantısı tespit edilmelidir.<br />
Bu açıklamalardan sonra soralım;<br />
&#8211; Güncel yargılamalar kapsamında yargılanan hangi kişinin, yargı mercilerinin nihai amaç kabul ettiği darbe teşebbüsünün gerçekleştirilmesine yönelik faaliyette bulunduğu tespit edilmiştir?<br />
&#8211; Bu kişilere isnat edilen sürekli, çeşitli ve yoğun olması gereken faaliyetler nelerdir?<br />
&#8211; Bu faaliyetlerin emri kimler tarafından verilmiş ve bu emir kimler tarafından yerine getirilmiştir?<br />
&#8211; İtirafçılar bile beyanlarında böyle bir amaçtan kesinlikle haberdar olmadıklarını söylerken, suçun maddi unsuru yanında manevi unsurunun gerçekleştiği nasıl kabul edilecektir?</p>
<div id="id__0l0wfbnlzkdf" class="css-146c3p1 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-37j5jr r-1inkyih r-16dba41 r-bnwqim r-135wba7" dir="auto" lang="tr" data-testid="tweetText" data-dl-has-message-translator="true">
<p><span class="css-1jxf684 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-poiln3"><span class="r-b88u0q">   Kısaca,</span> güncel yargılamalarda Yargıtay’ın kendi belirlediği ilkeler doğrultusunda suçun unsurları tespit edilemediği gibi bu aşamadan sonra da tespiti mümkün değildir. Zira, bunu ispat görevi yargı mercilerindedir ve özellikle Yalçınkaya kararı sonrası bu tespitin varsayımlara ya da suçun unsurları yerine ikame edilen kriterlere göre değil, her türlü şüpheden uzak somut ve dış dünyaya yansıyan eylemlerle ortaya konularak yapılması gerekir.</span></p>
<div></div>
</div>
<div dir="auto" lang="tr" data-testid="tweetText" data-dl-has-message-translator="true">  Bu karardan sonra, en başta TDT’si olmayan veya içerik tespiti yapılmamış ya da günlük konuşmaların yer aldığı içerikler nedeniyle mahkum olanlar başta olmak üzere, Bylock nedeniyle ceza alanların, linki verilen aşağıdaki kararı da ekleyerek CMK’nın 308. maddesi kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından karar düzeltme talebinde bulunmalarını tavsiye ediyorum. <span class="r-b88u0q">Bu karar, Yargıtay C. Başsavcılığının 04/10/2023’te, yani Yalçınkaya kararından sonra yaptığı itiraz üzerine çıkmıştır.</span></div>
<div dir="auto" lang="tr" data-testid="tweetText" data-dl-has-message-translator="true"></div>
<div dir="auto" lang="tr" data-testid="tweetText" data-dl-has-message-translator="true">  Elbette bu karar Yalçınkaya kararının bir gereği ve olması gereken değildir. Ancak, Yargıtay’ın başlangıç itibariyle kararı bu şekilde uygulamaya başlayacağı ve çok uzun olmayan bir sürede de gereğini yerine getireceği öngörülmektedir. Hep söylediğimiz gibi Yalçınkaya bir milattır ve bu karardan sonra ve bu karar sayesinde, bu dosyada infazına devam edilen masum bir kişinin <span class="r-b88u0q">infazı durdurulmuş ve neticesinde beraat edecektir.</span></div>
</div>
<div dir="auto" lang="tr" data-testid="tweetText" data-dl-has-message-translator="true"></div>
<div dir="auto" lang="tr" data-testid="tweetText" data-dl-has-message-translator="true">  Hep söylediğimiz gibi kesinlikle ümitsizliğe düşülmemeli ve olumsuz düşüncelere bakarak hukuki mücadeleden vazgeçilmemelidir. Bunları ümit tacirliği yapmak ya da size boş yere umut vermek için yazmıyorum. Olması gereken ve olacak olan bunlar olduğu için yazıyorum. Ayrıca, son mağdur hakkını alana kadar elimizden gelen hukuki yardımda bulunacağımızı da bir kez daha yineliyorum. Lütfen haklarınızı sonuna kadar arayın. Bu oyun ve tiyatro 26 Eylül 2023’te bitmiştir. Herkes beraat edecek ve haklarını sonuna kadar alacaktır. <span class="r-b88u0q">Hiç şüpheniz olmasın!</span></div>
</div>
</div>
</div>
<div dir="auto" lang="tr" data-testid="tweetText" data-dl-has-message-translator="true"></div>
<div dir="auto" lang="tr" data-testid="tweetText" data-dl-has-message-translator="true">    Karar metni için <a href="https://www.drgokhangunes.com/wp-content/uploads/2024/04/Bylock-ile-Ilgili-Yargitay-Karari.pdf">t<span class="r-b88u0q">ı</span>klay<span class="r-b88u0q">ı</span>n<span class="r-b88u0q">ı</span>z</a>.</div>
<div class="css-175oi2r r-1awozwy r-18u37iz r-1wbh5a2 r-dnmrzs">
<div class="css-175oi2r r-1wbh5a2 r-dnmrzs">
<div class="css-175oi2r r-1awozwy r-18u37iz r-1wbh5a2 r-dnmrzs">
<div class="css-146c3p1 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-37j5jr r-a023e6 r-rjixqe r-b88u0q r-1awozwy r-6koalj r-1udh08x r-3s2u2q" dir="ltr">
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div class="css-146c3p1 r-bcqeeo r-1ttztb7 r-qvutc0 r-37j5jr r-a023e6 r-rjixqe r-16dba41 r-xoduu5 r-18u37iz r-1q142lx" dir="ltr"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="css-175oi2r r-18u37iz r-1wbh5a2">
<div class="css-175oi2r r-1d09ksm r-18u37iz r-1wbh5a2">
<div class="css-175oi2r r-1wbh5a2 r-dnmrzs"></div>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.savunmahakki.net/bylock-ile-ilgili-cok-onemli-yargitay-karari/">Bylock İle İlgili Çok Önemli Yargıtay Kararı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.savunmahakki.net">SavunmaHakki</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
