AİHM Kararları Duyurular Kararlar 12 Mart 2025
133Views
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Azerbaycan’ın muhalifleri keyfi bir şekilde tutuklamasına karşı önemli bir karar verdi. Kararın merkezinde, muhalefet yanlısı Halk Cephesi Partisi üyesi ve Azadliq gazetesi mali işler direktörü Faig Amirov bulunuyor. Azerbaycan Cumhuriyeti Başsavcılığı, Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından 12 Ağustos 2016’da ülkedeki Gülen hareketiyle bağlantılı olduğu iddia edilen kişilere yönelik bir soruşturma başlatmıştı. Bu soruşturma kapsamında Amirov, 20 Ağustos 2016’da Devlet Güvenlik Servisi ve Başsavcılık görevlileri tarafından alıkonuldu. Aynı gün içinde evi ve arabası arandı, bu aramada Fethullah Gülen’e ait kitaplar ve CD-ROM’lar bulunduğu iddia edildi.
İlk etapta üç ay süreyle tutuklu yargılanmasına karar verilen Amirov’un gözaltı süresi defalarca uzatıldı ve yaklaşık bir yıl hapiste kaldı. Temmuz 2017’de üç yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı, ancak cezası ertelenerek Eylül 2017’de serbest bırakıldı. Mahkeme, Amirov’un ‘vatandaş haklarını ihlal ettiği’ ve ‘dini ritüeller aracılığıyla nefreti körüklediği’ iddiasıyla mahkûm edildi. Ancak delil yetersizliği ve suçlamaların muğlaklığı, davanın siyasi bir baskı aracı olduğunu gözler önüne serdi.
AİHM, Amirov’un bu materyaller nedeniyle suçlanmasını eleştirdi. Mahkeme, bu kitap ve CD-ROM’ların Azerbaycan’da yasaklanmadığını ve yerel makamların suçlamaları destekleyecek makul bir şüphe ortaya koymadığını vurguladı. Dahası, AİHM, başvurucunun bu materyalleri kamuya yaydığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirterek, suçlamaların temelsiz olduğunu ortaya koydu.
AİHM’in Azerbaycan kararıyla ilgili detaylar da Türkiye ile ilgili verilen kararlar ile benzerlik gösteriyor. Mahkeme, Amirov’un hukuksuz tutuklanmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5. maddesi kapsamında değerlendirerek, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Azerbaycan hükümetinin, Amirov’un suç işlediğine dair somut ve makul şüphe ortaya koyamadığı belirtildi. AİHM, bu kararında başvurucuya 7.500 Euro tazminat ve 1.500 Euro masraf olmak üzere toplam 9.000 Euro ödenmesine hükmetti.
Bu karar, Azerbaycan’da hukuk sisteminin muhaliflere karşı nasıl keyfi kullanıldığını gözler önüne sererken, Türkiye’deki uygulamalarla büyük benzerlikler taşıyor. Bilindiği üzere AİHM, Türkiye’de de 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası gerçekleştirilen geniş çaplı tutuklamalar hakkında birçok ihlal kararı verdi. Türkiye’ye yönelik olarak şu ana kadar en az 1.660 kişinin keyfi şekilde tutuklandığını tespit eden mahkeme, 50’ye yakın ihlal kararı vermiş ve halen 3.000’den fazla benzer dava Türkiye hükümetine karşı mahkemeye taşınmış durumda.
BM Keyfi Gözaltı Çalışma Grubu (WGAD), 2017’den bu yana Türkiye’de kitlesel tutuklamalara ilişkin 24 ayrı rapor yayınladı. Bu raporlar, Türkiye’nin ‘suçluluk varsayımı’ yaklaşımını sert bir dille eleştirerek, siyasi aidiyet şüphesiyle insanları hapse atmanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. WGAD, Türkiye’deki yaygın ve sistematik keyfi tutuklamaların ‘insanlığa karşı suç’ teşkil edebileceği uyarısında bulundu.
15 temmuz 2016 sonrası Türkiyenin uluslararası toplumu ikna çalışmalarının geldiği acınası hali tekrar görmüş olduk ve yapılan baskılar etki edebildikleri ülkeler içinde benzer ihlal kararları ve tazminatlar gündeme gelmeye başladı. Azerbaycan ve Türkiye, muhaliflerini susturmak için terörle mücadele yasalarını araçsallaştırmaya devam ediyor. AİHM’in Azerbaycan’a karşı verdiği son karar, uluslararası toplumun otoriter rejimlerin baskıcı uygulamalarına karşı daha sert bir tutum alması gerektiğini bizlere tekrar hatırlatıyor. Keyfi gözaltılar ve sahte suçlamalarla muhalifleri susturmak, adalet değil, bir insan hakları suçudur. Bu tür uygulamaların önüne geçilmesi için uluslararası baskının artırılması gerekmektedir. Bundan sonraki süreçte bu hukuksuzluklarda ne kadar daha ısrarcı olunacağını göreceğiz.
Tam karar metni için tıklayınız.