AİHM Kararları Duyurular Kararlar 13 Ocak 2026
168Views
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15 Temmuz sonrası süreçte bir vakıf üniversitesinde tarih öğretmeni iken “ByLock” kullanıcısı olduğu iddiasıyla iş akdi feshedilen İ.Ç. tarafından açılan davada Türkiye’yi haksız buldu. Mahkeme, başvurucunun adil yargılanma hakkının (Madde 6/1) ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi.
Bir “Bilgi Notu” İle Gelen İhraç
Dava konusu olay, Ankara’daki TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde görev yapan İ.Ç.’nin 2016 yılında 667 sayılı KHK uyarınca işten çıkarılmasıyla başladı. Üniversite yönetimi, işten çıkarma gerekçesi olarak YÖK’ten gelen bir yazıya dayanmış; bu yazıda başvurucunun adının “ByLock” listesinde olduğu belirtilmişti.
Ancak yargılama sürecindeki en büyük eksiklik şuydu: İş Mahkemesi, başvurucunun “bu iddiayı ispatlayacak verileri mahkemeye getirin, kendimi savunayım” talebini reddetmiş ve sadece kurumdan gelen bir “istihbari bilgiye” dayanarak davayı reddetmişti.
Kararın Anlamı: “Silahların Eşitliği” İlkesi Ezildi
AİHM kararında çok net bir vurgu yapıyor: Adil yargılanma sadece bir mahkemeye sahip olmak değil, iddialara karşı etkin bir şekilde savunma yapabilmektir.
Mahkeme, Türk yargısının şu hatalarına dikkat çekiyor: Başvurucuya, “ByLock kullanıcısı” olduğuna dair ham veriler sunulmamış, bu iddiayı çürütme şansı verilmemiştir. Yerel mahkemeler, idarenin sunduğu bilgiyi “mutlak doğru” kabul ederek derinlemesine bir inceleme yapmamıştır. AİHM, Türkiye’nin OHAL dönemindeki “derogasyon” (hak kısıtlama) yetkisinin, adil yargılanmanın en temel unsuru olan “silahların eşitliğini” tamamen ortadan kaldırmak için bir çek imza olmadığını hatırlatmıştır.
Bu karar, Türkiye’deki binlerce benzer dava için bir “emsal” teşkil ediyor ve yargı sistemi üzerinde şu zorunlulukları doğuruyor:
Yeniden Yargılama Yolu Açıldı: Kararın 71. maddesinde belirtildiği üzere, başvurucu İ.Ç. için Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK 375/1-i) kapsamında yargılamanın yenilenmesi yolu açılmıştır. Bu, benzer durumda olan binlerce kişi için de bir hukuki kapı demektir.
“Bilgi Notu” Değil, “Delil” Şartı: Yargı artık sadece bir kurumun “listesinde adı var” demesiyle hüküm kuramaz. Mahkemelerin, bu listelerin dayanağı olan teknik verileri (sinyal bilgileri, IP logları vb.) getirtip savunmanın denetimine açması zorunlu hale gelmiştir.
Hukuk Devleti Sınavı: Karar, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyesi olarak hukukun üstünlüğü ilkesine dönmesi gerektiğine dair sert bir uyarıdır. Yargının “idarenin noterliği” gibi davranamayacağı, aksine bireyin haklarını idareye karşı koruması gerektiği bir kez daha tescillenmiştir.
Mahkeme ayrıca bir tazminata hükmetmedi. Strasbourg’dan gelen bu yeni ses, Türkiye’de OHAL döneminden kalan hukuki tortuların ancak şeffaf, denetlenebilir ve savunma hakkına saygılı bir yargılama ile temizlenebileceğini gösteriyor. İ.Ç. kararı, “gizli listelerle” değil, “açık delillerle” adalet dağıtılması gerektiğinin altını çizen önemli bir belgedir.
Tam karar metni için tıklayınız.