Skip to content Skip to footer

AİHM’den Türkiye’ye Yargı Bağımsızlığı Kararı: Hâkim ve Savcıların Mahkemeye Erişim Hakkı İhlal Edildi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) İkinci Dairesi, Öztürk ve Diğerleri Türkiye’ye Karşı davasında, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararlarına karşı mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmetti. 27 Kasım 2025 tarihinde tebliğ edilen ve kesinleşen bu karar, Türkiye’deki yargı mensuplarının atama, nakil ve disiplin gibi konularda HSK kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesi (adil yargılanma hakkı) uyarınca hukuka aykırı buldu.

Dava, HSK kararları hakkında mahkemeye erişim olmamasından şikayet eden bir grup başvurucunun dosyalarının birleştirilmesiyle incelendi. AİHM, benzer konuları içeren bu başvuruları tek bir kararda ele almanın uygun olduğunu belirtti.

Mahkeme, AİHS’nin 6. maddesi kapsamında memurların mahkemeye erişim hakkından ancak ulusal yasa ile kategorik bir istisna getirilmesi ve bu istisnanın Devletin menfaati doğrultusunda objektif gerekçelerle haklı kılınması durumunda mahrum bırakılabileceği yönündeki içtihadını (bkz. Grzęda v. Poland) hatırlattı.

Önemli bir vurgu yaparak, AİHM daha önceki kararlarında (Bilgen v. Turkey, Eminağaoğlu v. Turkey ve Oktay Alkan v. Türkiye) hâkim ve savcılar ile yargı adaylarının, devlete özel bir sadakat ve güven bağına dayalı olmaları nedeniyle Sözleşme’nin 6. maddesinin korumasından hariç tutulmalarının haklı görülemeyeceğini belirtmişti. Mahkeme, kamu görevlisi-devlet ilişkisinin yürütme politikalarının uygulanmasına dayanırken, yargı mensuplarının farklı ve daha bağımsız bir role sahip olduğunu, zira görevlerinin Hükümetin yanlış uygulamalarını ve güç suiistimalini denetlemek olduğunu vurguladı.

Bu içtihat doğrultusunda AİHM, yargı bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaya yönelik güçlü kamu yararını dikkate alarak, başvuranların davalarında HSK kararlarına karşı yargı denetimi eksikliğinin meşru bir amaç gütmediğini ve dolayısıyla başvuranların mahkemeye erişim hakkının özünün zedelendiğini tespit etti.

Mahkeme, bu şikayetlerin kabul edilebilir olduğuna ve Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi.

Karar neticesinde, AİHM, başvuranlara 2 bin Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Türkiye Cumhuriyeti, bu miktarları kararın tebliğinden itibaren üç ay içinde ödemekle yükümlü tutuldu.

Bu karar, Türkiye’de yargı mensuplarının HSK kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olmasına yönelik süregelen tartışmalara AİHM nezdinde kesin bir cevap teşkil ederken, yargı bağımsızlığının sağlanmasında mahkemeye erişim hakkının vazgeçilmez bir unsuru olduğunu bir kez daha teyit etti.

Tam karar metni için tıklayınız.