Skip to content Skip to footer

Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun 33/2024 Sayılı Akın Öztürk Kararı

Akın Öztürk, 16 Temmuz 2016’da gözaltına alınmış ve 18 Temmuz 2016’da tutuklanmıştır ve 2017 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Darbe planlayıcısı olmakla suçlanan Akın Öztürk darbe girişimine katılmadığını ve aksine önlemeye çalıştığını savunmasında belirtmiştir. Öztürkün  darbe girişimi sonrası birçok kişide görüldüğü üzere savunma haklarının kısıtlandığı, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanmadığı iddiaları gündeme gelmiştir.

BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, 26–30 Ağustos 2024 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 100. oturumunda, Akın Öztürk’ün tutukluluğuna ilişkin değerlendirmelerini yaparak 33/2024 sayılı kararı kabul etmiştir. Bu süreçte, Öztürk’ün avukatlarının sunduğu başvurular ve uluslararası insan hakları örgütlerinin yaptığı raporlamalar dikkate alınmıştır. Ayrıca Türkiye Hükümeti iddialara yönelik istenilen cevabı verilmesi gereken sürede verememiş ve bu durum grup tarafından ayrıca dikkate alınmıştır. Çalışma Grubu, Öztürk’ün adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve tutukluluğunun keyfi olduğuna dair somut deliller üzerinden karar vermiştir.

BM bu karar kapsamında Akın Öztürk’ün yakalanırken kendisine suçlamalar bildirilmediğini ve herhangi bir tutuklama ya da arama kararının gösterilmediğini belirtti. Ayrıca, herhangi bir suç işlediğine dair delil bulunmadığını ve yetkililerin tutuklamayı yalnızca olağanüstü hâle dayandırmaya çalıştığını vurguladı. Ancak grup, devletin olağanüstü hâl gerekçesiyle hukuki güvenceleri ihlal edemeyeceğini belirterek, bu şekilde bir özgürlükten mahrum bırakmanın keyfi olduğu sonucuna ulaştı (Kategori I)

Akın Öztürk’ün yargılanma sürecinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu tespit etti. Uzun süreli tecrit altında tutulması, insan hakları ihlallerine neden oldu ve ciddi psikolojik zarar verdi. Kendi seçtiği bir avukatla savunma yapma hakkı elinden alındı. Savunmasını hazırlaması engellendi ve dava dosyasına erişimi kısıtlandı. Ayrıca, işkenceyle alınan delillere dayanılarak hüküm verildi ve bu işkence iddiaları hiçbir şekilde araştırılmadı. (Kategori III)

Ayrıca Öztürk’ün siyasi ve diğer görüşlerine dayalı ayrımcılık nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakıldığını ileri sürülmektedir. Güvenlik güçleri, savcılık ve hakimler, herhangi bir somut delil olmamasına rağmen, Sayın Öztürk’ü suçlamak ve hapsetmek için önemli çabalar sarf etmiştir. (Kategori 5)

Kararda Akın Öztürkün derhal serbest bırakılması ve kendisine uluslararası hukuka uygun tazminat ve diğer giderimler sağlanması istendi. Ayrıca BM takip prosedürü kapsamında Türkiye Hükümetinden 6 ay içerisinde Öztürkün son durumu hakkında bilgi sağlanmasını talep etti. Bununla birlikte Akın Öztürk’ün keyfi şekilde özgürlüğünden mahrum bırakılmasıyla ilgili tam ve bağımsız bir soruşturma yapılması gerektiği ve hak ihlallerinden sorumlu olanlara karşı uygun önlemlerin alınması gerektiği belirtildi.

Birleşmiş Milletler’in bu kararı, Türkiye’nin insan hakları uygulamalarına yönelik ciddi eleştiriler içermektedir. Kararın hukuki ve siyasi etkileri, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinden iç politikasına kadar geniş bir yelpazede hissedilecektir. Türkiye’nin bu karara nasıl yanıt vereceği, önümüzdeki süreçte yargı bağımsızlığı ve insan hakları standartlarının değerlendirilmesi açısından önemli olacaktır. Karar, ulusal ve uluslararası medyada geniş yer bularak kamuoyunun dikkatini çekebilir. Özellikle insan hakları örgütleri, Türkiye’ye yönelik yeni çağrılar yapabilir.

Ayrıca karar Türkiye’de benzer suçlamalarla yargılanan kişiler için emsal teşkil edecektir. Öztürk’ün davasına benzer davalarda adil yargılanma hakkı ihlalleri yeniden değerlendirilebilir. Karar, AİHM başvurularında referans gösterilebilir. Çalışma Grubu’nun tavsiyesi doğrultusunda Öztürk ve benzer durumdaki kişiler için tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Tam karar metni için tıklayınız.