Skip to content Skip to footer

Yunanistan’ın geri itmelerine dair yeni AİHM kararı (A.R.E. v. Yunanistan ve G.R.J. v. Yunanistan)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), A.R.E. v. Yunanistan ve G.R.J. v. Yunanistan davalarında, Yunanistan tarafından gerçekleştirilen geri itme (pushback) iddialarını ele aldı. Mahkeme, A.R.E. davasında Yunanistan’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) ihlal ettiğine karar verirken, G.R.J. davasını kabul edilemez (inadmissible) olarak değerlendirdi. Bu kararlar, özellikle geri gönderme yasağı (refoulement) ve etkili başvuru hakkı konularında Mahkeme’nin gelecekteki tutumuna dair bizlere ipuçları veriyor.

Davalara kısaca değinecek olursak A.R.E., Türkiye vatandaşı ve Gülen hareketi mensubu olduğu iddia edilen bir kişi. 28 ay hapiste kaldıktan sonra 2019’da Yunanistan’a sığındı. Ancak, Yunan güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı ve Türkiye’ye geri itildi. A.R.E., Türkiye’ye döndüğünde tekrar hapse atıldı.Bu davada sunulan kanıtlar güçlü bulundu ve Yunanistan’ın AİHS’nin 3. (işkence ve kötü muamele yasağı), 13. (etkili başvuru hakkı) ve 5. (özgürlük ve güvenlik hakkı) maddelerini ihlal ettiğine karar verildi. Ayrıca hükmün kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, manevi zararlar için başvurucuya 20.000 Avro (yirmi bin Avro) ve tahakkuk ettirilebilecek her türlü vergiyi ödemesin karar verildi.

Sonuç olarak Türkiye, geri itilen sığınmacılar için güvenli bir ülke olarak değerlendirilmedi ve Yunanistan’dan Türkiye’ye sistematik geri itmelerin varlığı AİHM tarafından kabul edildi.

 

G.R.J. v. Yunanistan dosyasına bakacak olursak, G.R.J., 15 yaşında Afgan uyruklu bir çocuktu. 2020’de Yunanistan’a ulaştı ancak diğer sığınmacılarla birlikte zorla bir motora sahip olmayan bota bindirilerek Ege Denizi’nde terk edildi. Türk sahil güvenliği tarafından kurtarıldı. Bu davada, Mahkeme bireysel kanıtların yetersiz olduğunu belirterek davayı reddetti. İfadeleri ve iddiaları zaman zaman çelişkili ve tutarsız görünen başvurucunun, iddia edilen tarihlerde Yunanistan’da bulunduğuna ve Samos Adası’ndan Türkiye’ye döndüğüne ilişkin en ufak bir kanıt sunamadığı mahkemece belirtildi. Bu karar, sığınmacıların haklarının korunmasını zayıflatabilecek bir emsal olarak görülebilir.

İki davayı göz önüne aldığımızda AİHM, Yunanistan’ın sistematik geri itme uygulamaları olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunduğunu kabul etti. Ancak, bireysel iddiaların kanıtlanması için yüksek standartlar getirdi.

Bu kararlar, AB-Türkiye sınırındaki göçmen hakları ihlalleri açısından önemli gelişmeler. Mahkeme’nin yüksek kanıt standartları, Yunanistan’ın uygulamalarına karşı etkili başvuruların zorlaşabileceği anlamına geliyor. Ayrıca Türkiye, AİHM kararlarını kullanarak geri itme uygulamalarının hukuksuzluğunu daha güçlü bir şekilde gündeme getirebilir ve uluslararası platformlarda konuyu daha fazla dile getirebilir.

Yunanistanın bu konuda sicilinin kabarık olduğunu söyleyebiliriz nitekim Yunanistan Mülteci Konseyi (ESP) tarafından yayımlanan bir raporda, Yunanistan’ın mültecileri Türkiye’ye geri itme uygulamalarının “organize bir devlet politikası” olduğu ifade edilmiştir. Raporda, bu eylemlerin cezasız kaldığı ve mültecilerin gözaltı süreçlerinde şiddet gördüğü, kişisel eşyalarının alındığı ve insanlık dışı koşullarda tutuldukları belirtilmiştir aynı şekilde daha önce İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Yunan kolluk kuvvetlerinin Meriç Nehri sınırında sığınmacı ve göçmenleri düzenli olarak zorla geri gönderdiğini ve bazı vakalarda şiddet uyguladığını belirtmiştir.

A.R.E. v. Yunanistan kararından sonra yunanistanın bu konulardaki tavrının değişip değişmeyeceğini zamanla göreceğiz. Bizler bu konuda yaşanılan haksızlıkları gerek AİHM gerek diğer Avrupa enstitüleri önünde duyurmaya devam etmeli ve hukuk mücadelesine her alanda sahip çıkmalıyız.

 

 

A.R.E. v. Yunanistan tam karar metni için tıklayınız

G.R.J. v. Yunanistan tam karar metni için tıklayınız