Skip to content Skip to footer

Avrupa’dan Türkiye’ye İnsan Hakları Mesajı: “Adımlar Olumlu, Ama Yeterli Değil”

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin İnsan Hakları Toplantısı, 10–12 Haziran 2025 tarihlerinde Strasbourg’da gerçekleştirildi – Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Bakanlar Heyetince yapılan dördüncü çeyrek oturumuydu. Bu kritik üç günlük oturumda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması denetlendi. 24 farklı devletle ilgili 112 Avrupa Mahkemesi kararı ve hükmüyle ilgili 72 kesin karar kabul edildi.; bunlar arasında Türkiyeden davalarda bulunuyordu .

Bizim için öne çıkan gündemde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yüksel Yalçınkaya kararıyla ilgili Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini değerlendirdi. 2023’te AİHM, Yüksel Yalçinkaya’nın “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla verilen mahkûmiyetinde ciddi hak ihlalleri saptamıştı. 1531. toplantıda Komite, Türkiye’den Yalçinkaya’ya yeniden yargılama sürecinin adil bir şekilde tamamlamasını istedi.

Bildiğimiz üzere AİHM kararları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesi uyarınca bağlayıcıdır. Bakanlar Komitesi, bu kararların uygulanıp uygulanmadığını belgelerle takip eder .Bu takip, Türkiye’nin Avrupa değerlerine bağlılığını uluslararası kamuoyuna gösterme araçlarından biridir. Komite geçtiğimiz toplantıdada, AİHM kararlarının tümüyle uygulanmasının devletlerin bağlayıcı sorumluluğu olduğunu vurguladı ve Türkiye’nin kararları zamanında yerine getirmesi beklenildiği ifade edildi. Yalçinkaya davası özelinde, bu çağrı sadece bir dosya değil, Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme iradesinin de sınanması anlamına geliyor.

Komite, özellikle Yargıtay’ın son kararlarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne daha yakın bir yorum benimsediğini not etti. Silahlı örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının belirlenmesinde, hak temelli yaklaşımın güçlenmesi umut verici bulundu.

Ancak sadece üst mahkemelerdeki bu ilerleme yeterli görülmedi. Komite, ilk derece mahkemelerin de benzer şekilde Sözleşme standartlarına uygun kararlar vermesinin hayati olduğunu belirterek Türkiye’den bu yönde ek karar örnekleri sunmasını talep etti.

İç hukukta kesinleşmiş dosyalarla ilgili olarak, bireysel başvuru hakkının işlediği ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yollarının açık olduğu vurgulandı. Ancak Komite, mevcut başvuru yollarının her zaman etkili çözüm üretip üretmediği konusunda da dikkatli olunması gerektiğini ima etti.

Ayrıca, Mahkeme önünde halen incelenmekte olan benzer şikâyetlerin çokluğu, sistemsel sorunların sürdüğüne işaret ediyor. Bu nedenle Türkiye’den, benzer ihlallerin tekrar yaşanmaması adına özgün ve somut önlemler geliştirmesi istendi. Bu sürece Avrupa Konseyi Sekretaryası’nın da dâhil edilmesi önerildi.

Son olarak, Ankara’ya çağrı net: Bu konulara dair gelişmeleri içeren kapsamlı bir raporun 2026 yılının Haziran ayı sonuna kadar Strasbourg’a iletilmesi gerekiyor.

Kaynak